Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3752 E. 2025/4463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3752
- Karar No
- 2025/4463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1294 E., 2025/1737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/225 E., 2025/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin robotlu üretim hatları ile endüstriyel otomasyon sistemleri imalâtı yaptığını, ...'un gövde kaynak fabrikasını kurup ...'ın e-transit modeli için batarya hücresi üretim hattı projesinde öncü rol üstlendiğini, şirketin borca batık olmadığını, ancak likidite krizi nedeniyle borçlarının yeniden vadelendirilmesinin zorunlu olduğunu, likidite sıkışıklığının bir diğer nedeni olarak eski ortağının rekabet yasağına aykırı davranışları ve şirketin itibarını zedeleyici eylemleri olduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan komiser raporu kapsamında talep eden borçlu şirketin borç finansmanında kullanılmak üzere kaynak/nakit oluşturma kapasitesinin bulunmadığı, 2024 yılının son üç aylık dönem satışlarının oluşturulan maliyet tutarı hakkında tereddüt oluştuğu, iki ayrı ihtara rağmen geçici mühlet döneminde bilirkişi marifetiyle tespiti yapılan mal envanterinin detayı hakkında açık, şeffaf ve denetlenebilir bilgi paylaşılmadığı, talep eden şirketin konkordato ön projesini ağırlıklı olarak işletme faaliyetlerinden oluşturacağı nakitlere dayandığı, ancak işletmenin nakit oluşturma kapasitesinin olumsuz çalışması nedeniyle konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı, talep eden şirketin borç ödeme kabiliyetinin kalmadığı, ön projelerde beyan edilen borç miktarının süreç içerisinde komiser heyetince yapılan çalışma ve hesaplamalar sonucunda önemli oranda arttığı, ancak yapılan yeni hesaplamalarda kaynakların artmadığı, hatta azaldıkları, buna rağmen talep edenin stok kayıtları üzerinden yaptığı işlemler ile faaliyet kârını artmış gibi gösterdiği, oysa mühlet içerisinde yeni bir iş/proje alınmadığı gibi ticari ilişkileri kapsamında ek gelir getirici bir tasarrufta bulunulmadığı, konkordato projesinde öngörülen kaynakların konkordato sürecinin etkin bir şekilde işletilmesine katkı sağlamaktan uzak olduğu, şirketin konkordato sürecinin sürdürülmesinin faydasız olduğu, yargılama safhasında borçlu şirketin durumunda olumlu bir seyir gözlenmediği, tedbir sürecinin alacaklıların aleyhine geliştiği, yine yargılama boyunca talep eden şirketin işçileri tarafından işçilik alacaklarının ödenmediğine ilişkin yazılı beyanlar sunulduğu, ayrıca şirket stoklarının sebepsiz gerilemesi ve gerilemenin belgelenememesi, dönem sonu verilerle mali tabloların fiili duruma uygun düşmemesi nedeniyle borçlunun İİK'nın 297. maddesine aykırı davrandığı, komiserin talimatlarına uymadığı ve alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği gerekçesiyle konkordato talebinin reddi ile şirketin iflasına karar verilmiştir.
III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu hakkında geçici mühlet ile birlikte tedbirlere hükmedildiği, buna rağmen borçlunun alacaklılardan ... A.Ş. ile 24.11.2024 tarihli protokol düzenlediği, bu protokol üzerine komiser heyetinin görüşü de alınarak Mahkemece 27.01.2025 tarihli ara karar ile borçlunun mühlet içerisinde alacaklıların hak ve menfaatlerini olumsuz olarak etkileyecek tasarruflarda bulunmamaları bakımından ihtar edilmesine, aksi takdirde İİK'nın 292/1-c maddesinin uygulanacağının bildirilmesine karar verildiği, bu ara karar gereği borçluya 17.02.2025 tarihinde ihtar yapıldığı, ikinci ihtarın 09.03.2025 tarihinde yapıldığı, ikinci ihtarda önceden yapılan sözlü ve 10.02.2025 tarihli 2025/6 sayılı konkordato komiseri kararına rağmen mali verilerin ibraz edilmemiş olması nedeniyle konkordato komiseri faaliyetleri aksatıldığı, talep edene ek süre verilmesine rağmen eksikliklerin yerine getirilmediği, talep edene verilen 35 günlük sürenin makul olduğu, talep edenin süresinde talepleri karşılayamamasına ilişkin savunmasının verilen süre göz önüne alındığından yerinde olmadığı, öte yandan talep eden şirketin 2024 dönem zararının borç toplamının yaklaşık %30'u seviyesinde olduğu, satış maliyetlerinin satış tutarının bazı dönem iki katına ulaşması, bazı dönem dört katına ulaşması, bu şekilde devam edilmesi halinde konkordato sürecinin alacaklılar aleyhine işlemesi göz önüne alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; borca batık olmayan, faaliyetlerini sürdürebilen, konkordato projesi alacaklılar yararına olan ve kesin mühlet sürecini de başarılı bir şekilde yürüten müvekkil şirket hakkında iflas kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, konkordato projesinin alacaklıların yararına olduğunu, müvekkil şirketin borç yükünde kayda değer bir azalma gerçekleştiğini, Mahkemenin temliklere ilişkin hukuka ve hakkaniyete aykırı karar değişikliğinin konkordato sürecinin başarısını engellediğini, komiserin kanunun kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getiremediğini, komiser heyetinin şirket tarafından sunulan belgeleri incelememesi ve mahkemenin yasal mühlet süresini beklemeksizin hüküm kurmasının konkordato sürecinin doğasına aykırı olduğunu, komiser heyetinin mahkemeye sunduğu raporların hatalı olduğunu, müvekkil şirketin konkordato sürecinde iyiniyetli şekilde hareket ederek konkordatonun başarıya ulaşması için azami çabayı gösterdiğini, şirketin mal kaçırma iddiasına yönelik herhangi bir somut kanıt bulunmadığını, şirketin malvarlığının azaltıldığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunulması kararının kabul etmediklerini, tamamlanan projeler dikkate alınmadan stok azalmasına dayanılarak müvekkil şirket hakkında yanlış kanaat geliştirildiğini, mal varlığı değerlerinde olağandışı bir eksilme veya tasfiye yönünde şüphe doğuracak durumların varlığında komiserin bizzat veya uzman bilirkişi marifetiyle yeniden envanter sayımı yaptırması ve mevcut durumu teknik verilerle ortaya koyması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.