Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3739 E. 2025/16285 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3739
Karar No
2025/16285
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1978 Esas, 2024/166 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/305 Esas, 2024/91 Karar

Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, ..., .. Mahallesi 1 64... , 1 65... ve 2 ve 1 67... parsel sayılı taşınmazların sahte vekâletname ile satışı sonucu açılan tapu iptal tescil davası nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya satışı yapılan taşınmazların halen davacı adına kayıtlı olduğunu, davacının şu aşamada bir zararının bulunmadığını, .. mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, bir zarar doğmuşsa bu zarara davacının kendi ihmalinin sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkili idarenin sorumlu tutulması için illiyet bağının kesilmiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vekâletnamenin, vekâlet verenin kimliği ve ... pasaportu ibraz edilmek suretiyle düzenlenmiş olduğunu, vekâletname sahte ise düzenlenmesi sırasında dublör kişi kullanılmış olabileceğini, vekâletname düzenlenirken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının da kusurunun araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davada zararın doğduğu ve dava edilebilir nitelikte olduğunu, önceki malik tarafından açılan tapu iptali ve tescili davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin kayden maliki olduğu taşınmazları kaybetme tehlikesi içeresinde bulunduğunu, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre satış için kullanılan vekâletnamedeki imzanın satıcıya ait olmadığının netliğe kavuştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sahte kimlik ibrazıyla noterde düzenlenen vekâletname ile taşınmaz satışı yapıldığını iddia ederek eldeki tazminat davasını açtığı, taşınmazların önceki maliki ...taşınmaz satışlarının sahte vekâletname ile gerçekleştirildiğini ileri sürerek davacı aleyhine Burdur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/312 Esas sayılı dosyası ile 18.11.2022 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açtığı, bu dava dosyasının yargılanmasının halen devam ettiği, dava dosyası içerisindeki tapu kayıtları ile UYAP işletim sistemi üzerinden yapılan incelemede davacıya satışı gerçekleşen taşınmazların halen tapuda davacı adına kayıtlı olduğundan, dava ve hüküm tarihi itibarıyla davacının davalı ... ile davalı noterden talep edebileceği herhangi bir zararının bulunmadığı ve dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3739, K. 2025/16285, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3739-e-2025-16285-k-65008cfa37fb