Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2691 E. 2025/11655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2691
Karar No
2025/11655
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/392 Esas, 2024/68 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/243 Esas, 2021/376 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın .... Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 3113 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı.... Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu ve kabul etmediklerini, kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı .....Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerine etki edecek objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, davası açılan ve keşfi yapılan tüm dosyalarına ibraz edilen bilirkişi raporlarında aynı objektif değer artırıcı unsurların belirtildiğini, işbu taşınmazların birbirlerine yakın mesafede olduklarını ve işbu taşınmazların hepsi için aynı objektif değer artırıcı unsurlar tespit edildiği hâlde, bilirkişilerce işbu taşınmazlara, ''Kadastral Yola Cepheli Olması'', ''Köy Yerleşik Alanı içerisinde Bulunması'' gibi somut ve inandırıcı olmayan gerekçelerle, %30, %50, %75, %160 olarak 4 farklı oran uygulandığını ve taşınmazların değerlerinin farklı bulunduğunu, Organize Sanayi Bölgesi alanı içerisinde bulunan diğer taşınmazlar için açılmış ve Yargıtay tarafından onanmış diğer davalarda 30,19 TL/m² birim fiyatı belirlendiğini, bu emsal kararlar karşısında dava konusu taşınmaza belirlenen m² birim fiyatının çok yüksek olduğunu, işbu taşınmazın raporda belirtilen özelliklerine haiz olmadığını, dava konusu taşınmazın şehir merkezine uzak olduğunu, taşınmazın marjinal tarım arazisi olup verimli olmadığını, taşınmazın yakınında sulama sistemi olmadığını, dava konusu taşınmazın üzerinde yetiştirildiği iddia edilen ürünler için yapılan net gelir tespitinin fahiş olduğunu, bu itibarla arazinin değerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişilerin mevkii ve şartları farklı olan taşınmazlar için de aynı arazi değerini bulduğunu, bu hususa da itiraz ettiklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm tarafların bilirkişi raporlarına itiraz ettiğini, ancak itirazlarının dikkate alınmadığını, itirazlar dahi beklenmeden depo kararı verildiğini, yapılan itirazların da dosyaya girmesi akabinde usulden incelenip reddedildiğini, ek rapora dahi göndermeyerek yapılan yargılamanın doğru olmadığını, taşınmaza biçilen değerin, taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan münavebe ürünlerinin en düşük verim değerleri üzerinden hesap yapılmasının da usul ve kanuna aykırı olduğunu, hesaplamada objektif değer hesaplaması ve kapitalizasyon faizinin düşük tutulmasıyla hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, eski tarihli kamulaştırma dosyalarında verilen bilirkişi raporlarının, iş bu dava dosyasındaki bilirkişi raporları ile örtüştüğü gerekçesiyle itirazlarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, keşif esnasında muhtarın da heyet içinde bulunması zorunluluğu olmasına rağmen, muhtarın keşfe katılmadığını, bu hususunda usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın çok verimli arazi sınıfında olduğunu, bilirkişilerce ortalama verim değerleri üzerinden hesap yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hesaplamada objektif değer unsurları ve kapitalizasyon oranının düşük tutulmasıyla hükme esas alınan raporun kabul edilmediğini, kapitalizasyon oranının %4,5 alınmasını kabul etmediklerini, yerel mahkemece belirlenen objektif değer artışı oranının düşük olduğunu, yerel mahkemenin savunma ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, ilçede faaliyet göstermeyen gayrimenkul değerleme uzmanının, ilçedeki güncel taşınmaz değerlerini bilmesinin mümkün olmadığını, ilçede çalışan bir emlakçının da mutlaka heyete katılması gerektiğini, bilirkişi heyetinin taraflı olduğunu, yerel mahkemenin açılan davalarda davalıların bilirkişilere ve raporlarına karşı itirazlarını usul hukukuna açıkça aykırı bir şekilde adeta görmezden geldiğini, yerel mahkemenin düşük bedel tespit edilip onanan kararları emsal almasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. 3.Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarım arazisi niteliğindeki ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 3113 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda kabul edilen oranlar gözetilerek uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare ve bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2691, K. 2025/11655, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2691-e-2025-11655-k-20d55c9afa58