Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2606 E. 2025/11882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2606
Karar No
2025/11882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/174 Esas, 2024/446 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/208 Esas, 2023/313 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın 221 sayılı Kanun uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait davaya konu İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 10178 ada 9 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 27.08.1951 tarihinde kamulaştırıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun nitelikte olmadığını, bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma şartı yerine getirilmeden iş bu davanın açıldığını, taşınmazın 1946 yılından bu yana yol ve meydan olarak kullanıldığını, bedelin fahiş olduğunu, 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi hükmedilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2021/19-2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun iptal edilmiş olduğundan bu davada uygulama yerinin bulunmayıp davanın niteliği gereği bedele yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun ile düzenlenen Geçici 6 ncı maddenin birinci fıkrası kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9.10.1956 tarihi ile 4.11.1983 tarihi arasında fiilen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara yönelik hükümler içerdiğinden bu davada el atma tarihi nazara alındığında uzlaşmanın dava şartı olmadığı, mahkemece iade kararı gereği işlem yapılarak karar verildiği anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davaya konu taşınmazın kadastro tespiti ile o tarihteki malikleri adına 12.12.1945 tarihinde tescil edildiği, davacının daha sonra taşınmazı satışla 29.06.2016 tarihinde edindiği, dosya içerisinde yer alan 13.03.2021 ve 07.02.2022 tarihli raporlarında ise davaya konu taşınmazın tamamına 1946 , 1954 ve 1956 yıllarında yol olarak el atıldığına ilişkin tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.

3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2606, K. 2025/11882, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2606-e-2025-11882-k-239f69c4dcad