Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2611 E. 2025/3417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2611
- Karar No
- 2025/3417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1592 E., 2025/20 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/567 E., 2022/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine Fethiye 3. İcra Müdürlüğünün 2017/9888 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ilâmsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kalp krizi geçirdiğini ve bu nedenle hastanede olduğu döneme denk geldiği için süresi içerisinde itirazda bulunamadığını, icra takibinin müvekkilinin 3/4 pay ile malik olduğu Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, 237 ada 17 parsel, 239 ada 16 parsel, 375 ada 67 parsel ve 237 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerine müvekkili hissesine davalı lehine tesis edilen 500.000,00 TL bedelli ipoteğe dayandığını, ipoteğin teminat ipoteği olduğunu, taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şarta istinaden tesis edildiğini, müvekkili ve annesi olan dava dışı ... ile davalı arasında 375 ada 67 parsele ilişkin .... Noterliğinin 13.07.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, ...'ın 1/4 payının davalıya devredildiğini, müvekkilinin payı üzerinde haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğundan tapu devrinin gerçekleşmediğini, satış vaadi sözleşmesi ile müvekkilinin sözleşme tarihinden itibaren iki ay içinde haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılarak taşınmazın devri edimini üstlendiğini, sözleşmenin 3. maddesi, 1. fıkrası b bendi uyarınca söz konusu edime ilişkin 500.000,00 TL cezai şart kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca kararlaştırılan cezai şartı teminat altına almak üzere de dava konusu taşınmazlar üzerinde müvekkili payına davalı lehine 500.000,00 TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini, ancak davalının satış bedelini ödememesi nedeniyle müvekkilinin hacizleri kaldırtamadığını, sözleşme tarihinden sonra taşınmaz üzerine yeni hacizler konulduğunu, sözleşmenin ve cezai şartın ifa imkansızlığı nedeniyle geçersiz hâle geldiğini belirterek, öncelikle .... Noterliğinin 13.07.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile kararlaştırılan cezai şartın geçersiz olduğunun ve müvekkilinin cezai şarttan kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitine, olmadığı takdirde cezai şartın yüksek oranda tenkisine, cezai şarta teminat olmak üzere Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi, 237 ada 17 parsel, 239 ada 16 parsel, 375 ada 67 parsel, 237 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar üzerine müvekkili payına davalı lehine tesis edilen ipoteğin fekkine, müvekkilinin Fethiye 3. İcra Müdürlüğünün 2017/9888 Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazın devredileceğine inanarak ve davacıya güvenerek sözleşmede belirlenen satış bedelinin tamamını ödediğini, müvekkilinin sözleşmeden caymadığını, davacının diğer iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, davayı taşınmazın icra yolu ile satışını durdurmak için açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların sözleşme serbestisi kapsamında yapmış oldukları düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde ve bu sözleşme kapsamında yapılan cezai şarta ilişkin ipotek tesislerinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, belirlenen süre içerisinde davacının sözleşme kapsamında taşınmaz devrini gerçekleştirmediği, sözleşme kapsamında davalı tarafın sözleşmeye uygun hareket etmediğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, davaya dayanak icra takibinin konusunu oluşturan ipoteği doğuran borcun ödendiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, taşınmazın bulunduğu yer ve yapılan sözleşme kapsamında belirlenen cezai şartın fahiş olmadığı, ipoteklerin ise usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle menfi tespit ve ipotek şerhinin kaldırılması davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, müvekkilinin sözleşmedeki edimini yerine getirebilmesi için taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırtması gerektiğini, ancak hacizleri kaldırtamadığı için ifa imkansızlığı oluştuğunu, cezai şart asıl sözleşmenin yazgısına tâbi olduğundan cezai şartın da geçersiz olduğunu, buna bağlı olarak müvekkilinin borcu bulunmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ve sözleşmede belirlenen cezai şartın geçerli olmadığının tespiti, terditli olarak cezai şartın tenkisi, ipotek şerhinin kaldırılması, icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.