Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11281 E. 2025/11214 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11281
Karar No
2025/11214
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1162 Esas, 2024/1285 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/775 Esas, 2024/191 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare ve ihbar olunan vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 26.07.2024 tarihli ek karar ile davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan miktar dikkate alınarak istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin yine bu gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de hüküm altına alınan bedel 2.196.000,00 TL olup, temyize konu edilen miktar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının üzerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 26.07.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... Mahallesi ... ada 7 parsel (yeni 87 ada 34) sayılı taşınmaz müvekkilinin miras bırakanı ....'na aitken davalı idare tarafından el atıldığını, taşınmazın müvekkili murisi adına 26.12.1961 tarihinde tapulama yoluyla tescil edildiğini, davalı idare tarafından geçerli bir kamulaştırma yapılmaksızın ve taraf teşkili sağlanmaksızın mahkeme kararı ile 16.10.1974 yılında davalı idare adına yolsuz olarak tescil edildiğini, davaya konu taşınmazlarla ilgili müvekkillerine veya murislerine yapılmış herhangi usulüne uygun tebligat bulunmadığı gibi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle istenilen tazminatın 221 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 09.10.1956 yılından önce fiilen kamuya tahsis edildiğini, 221 sayılı Kanun'un 1 inci ve 7 nci maddeleri gereği hükmen tescil kararı alınarak idare adına tapuya tescil edildiğini, tescilin üzerinden 43 yıl geçtiği hâlde davacının bu süre boyunca hiçbir dava açmadığını, tescilin yolsuz olduğunun ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare ve ihbar olunan vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz fiilen yol olarak kullanıldığını, yoldan sorumlu kurumun sorumluluğunun hiç değerlendirilmediğini, asıl sorumlu idarenin yolu kullanan idare olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, emsallerin uygun olmadığını, fahiş bedel belirlendiğini, vakıf malının özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. İhbar olunan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 87 ada 7 parsel ifraz edilerek 87 ada 34, 35 ve 36 parsellerin oluştuğunu, 35 ve 36 parsellerde davacı murisi ....’na ait ½ hissenin taviz bedelinin 06.06.1975 tarihinde ödendiğini, davaya konu olan 87 ada 34 parselin taviz bedelinin ödendiğine dair bir bilgi ve belge bulunmadığını, taviz bedelinin faizi ile ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 221 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline ilişkin davanın hasımsız olarak yürütülmesi sebebiyle yapılan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu gibi açılan davada 221 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesinde ve kök parsel üzerinde bulunan vakıf şerhi nedeniyle davacının murisinin kök parseldeki 1/2 payı yönünden taviz bedelinin ifrazdan sonra ilgili kuruma ödendiği, davalı idare adına ifrazen oluşturulan tapu kaydı üzerinde bir şerhin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazın 26.12.1961 tarihli tapulama ile davacı murisi ....adına tescil edildiği ve sunulan belgelerden dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce el atıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır.

3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.09.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11281, K. 2025/11214, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11281-e-2025-11214-k-9b3e64899c79