Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2496 E. 2025/6804 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2496
Karar No
2025/6804
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/915 Esas, 2024/859 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. Tokat 1. İş Mahkemesinin 17.10.2024 Tarihli ve 2024/152 Esas, 2024/174 Karar Sayılı Kararı Dosyanın incelenmesinde; Tokat İcra Müdürlüğünün 2023/14636 Esas sayılı dosyasında davalının borca itiraz ettiği; ancak yetki itirazında bulunmadığı, takibe konu borcun SGK Başkanlığının İstanbul SGK İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapor sonucu borçlu hakkında takip başlatıldığı, işin hizmetinin yapıldığı ... Mobilya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin merkezinin Ticaret Sicil Kayıtlarında ".... Mahallesi, .... Caddesi, No:117/B, ..../ İstanbul" olduğu bu durumda davalının yetkili mahkeme olarak seçtiği İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. İstanbul 29. İş Mahkemesinin 27.12.2024 Tarihli ve 2024/915 Esas, 2024/859 Karar Sayılı Kararı Somut olayda; her ne kadar yetkisizlik kararı veren Mahkeme tarafından, işin yapıldığı yerin ..../İstanbul adresi olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiş ise de hukuki bir ihtilafta, özel yetkinin varlığı genel yetki hükümlerinin uygulanmasını ortadan kaldırmayacağını, genel yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu, davalının ..../Tokat adresinde ikamet ettiği, uyuşmazlığın sosyal güvenlik ihtisasını ihtiva etmesi nedeniyle esas hakkında inceleme yetkisinin Tokat İş Mahkemelerinin yargı çevresi içerisinde kaldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, davalı borçlunun iptal edilen hizmetlerinden yersiz olarak almış olduğu aylıklardan dolayı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasına ilişkin yetkili mahkemenin belirlenmesi istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 inci ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (506 sayılı Kanun) 80 inci ve 134 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (5521 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 6 ncı ve 9 uncu maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi C. Değerlendirme 1. 506 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinde bu Kanun'un uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği hükmü ve 80 inci maddesinin altıncı fıkrasında ise kurum alacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin hükümler yer almakta iken 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 101 inci maddesinde bu Kanun’da aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenerek görev konusu açıklanmış olmasına karşın, kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin neresi olacağına dair Kanun'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin on dokuzuncu fıkrası ile kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun’un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu düzenlenmişse de anılan kesin yetki kuralının uygulanabilmesinin yasal koşulu uyuşmazlığın, kurum alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğmuş bulunmasıdır. 2. 5521 sayılı Kanun’un yetki konusunun düzenlendiği 5 inci maddesinde; iş mahkemelerinde açılacak her davanın, açıldığı tarihte dava olunanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği, bunlara aykırı sözleşmelerin muteber sayılmayacağı hükmü öngörülmüştür. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 7036 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinde de iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme, uyuşmazlığın iş akdi veya İş Kanunu’ndan kaynaklanması halinde geçerli bir kuraldır. 7036 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde ise bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Kanun'un hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir. 4. Bu aşamada, genel ve özel yetki kurallarının niteliğinin açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır. Bütün davalar için uygulanan yetki kuralına genel yetki kuralı denilmekte olup, genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahı mahkemesidir. Eş deyişle, her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Bundan ayrı olarak bazı davalar için davalının ikametgahı mahkemesinin yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Bu istisnai nitelikteki yetki kurallarına özel yetki kuralları denilmektedir. İlke olarak, özel yetki kuralları genel yetkiyi kaldırmaz, onunla birlikte uygulanır. Ancak, istisna olarak bazı davaların mutlaka belli bir yer mahkemesinde açılması öngörülmüştür ki, bu halde kesin yetki söz konusu olur. Kesin yetki halleri, genel yetki kuralının istisnasıdır ve mutlaka uygulanması gerekir. Bunun dışında, bir dava için özel yetki kuralı bulunsa bile, davacının genel yetki ile özel yetki arasında bir seçim hakkı vardır. Özel yetki kuralları ilke olarak kamu düzenine ilişkin değildir. 5. Bu yönde, kamu düzenine ilişkin yetki kuralını düzenleyen 7036 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin, işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan alacak ve hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarına uygulanacağı kabul edilmelidir. 6. Somut olaya ilişkin olarak, davacı hakkında İstanbul Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünce tanzim edilen ödeme emirleri ile 6183 sayılı Kanun’un uygulanması nedeniyle doğan uyuşmazlığın çözümlenmesi için açılan eldeki davada, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin on dokuzuncu fıkrasında belirtilen yetkiye ilişkin hüküm, kesin nitelikte olup diğer yetki kurallarının üzerindedir ve uygulanmasının yasal gereklilik olduğu belirgindir. 7. Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'a göre kullanılacak yetkilere ilişkin yönetmeliğin; tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde tahsil dairesinin Kurum'un tahsilâtla görevli ünitesini, servisini, icra memurlarını, memurlarını ve Kurum adına vekâletname verilen gerçek ve tüzel kişilerini, ünitenin Kurum'un tahsilâtla görevli sosyal güvenlik il müdürlüğü ile sosyal güvenlik merkezlerini ifade edeceğine ilişkin tanımları yapılmış olup, takip işlemlerine yetkili tahsil dairesi başlıklı 17 nci maddesinde; takip işlemlerinin, Kurum'un ilgili ünitesince yapılacağı, borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, takip işlemlerinin Kurum'un o mahaldeki ilgili ünitesince niyabeten yürütüleceğine ilişkin düzenlemenin, yetkili mahkeme başlıklı 32 nci maddesinde ise Kurum alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun’un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı ünitesinin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili olacağına ilişkin düzenlemelerine yer verildiği görülmektedir. 8. Değinilen mevzuat hükümleri çerçevesinde; sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerinin takip işlemlerinde yetkili olduğu görülmekte olup, bu yönde davaya konu 6183 sayılı Kanun’un uygulanması nedeniyle ödeme emirlerinin gönderilmesi işleminin İstanbul Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılması nedeniyle, bu merkezin bulunduğu yer iş mahkemesi olan İstanbul İş Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın İstanbul 29. İş Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21inci ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 29. İş Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2496, K. 2025/6804, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2496-e-2025-6804-k-75313fde9ecf