Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4084 E. 2025/9565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4084
- Karar No
- 2025/9565
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/352 E., 2024/252 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumca davacıya 30.01.2019 tarihli ve 1413197, 1410934, 1413722, 1422378, 1414079, 1421083, 1420367, 1421927, 1422553, 1420124, 1419794, 1412909, 1413433 no'lu ödeme emirleri düzenlenerek gönderildiğini, bu ödeme emirlerinde 2008 - 2015 yılları arasında tahakkuk eden prim borçları, gecikme zammı ve takip masraflarının talep edildiğini, müvekkilin bu borçtan bilgisi olmaması yanında, kendisine bu ödeme emirlerinin ... ... Ajans A. Ş. adlı şirketin yönetim kurulu üyesi olmasından dolayı gönderilmiş olduğunu anladığını, ancak müvekkilin ... babasının ortağı olduğunu bildiği bu şirkette hiçbir zaman ortaklığı ya da bir yönetim görevinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin dava dışı borçlu şirket ... ... Ajans A. Ş.'nin hiçbir genel kuruluna ya da faaliyetine katılmadığını, şirkete ilişkin hiçbir belge yada işlemde imzasıyla da fiilen de bulunmadığını, müvekkilin şirkette yönetim kurulu üyesi olmadığı ticaret sicil memurluğunun ilgili tüm kayıtlarından ve şirketin yasal defter ve kayıtlarından incelenerek ortaya çıkacak durumda olduğunu, davacının adı geçen şirketin prim ve her türlü borçlarından hukuken sorumlu olmadığını, diğer taraftan ödeme vadesi 01.10.2008 ve sonrasında tahakkuk etmiş borçlarda zamanaşımı süresinin, 5510 sayılı Kanun uyarınca borcun ödeme süresinin bittiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak 10 yıl olarak uygulandığını, bu durumda müvekkile tebliğ edilen 1420367 no'lu ödeme emrinde 2008 yılı 11 ve 12. aylarına ait prim borçlarının da zamanaşımına uğramış olduğunu beyanla davacının söz konusu borçlardan sorumlu olmadığının tespiti ve ilgili 1413197, 1410934, 1413722, 1422378, 1414079, 1421083, 1420367, 1421927, 1422553, 1420124, 1419794, 1412909, 1413433 no.lu ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından davacı borçlu adına yürütülen 2010/23355, 2010/26392, 2010/26394, 2012/20371, 2012/36605, 2013/25479, 2013/46404, 2013/71026, 2014/12941, 2014/23552, 2015/12617, 2015/15669 ve 2015/15672 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli kararı ile 30.03.1993 günlü genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyesi olan ve görevi devam eden davacının, takibe konu 2008/11. aydan 2015/8. aylara ilişkin kurum alacaklarından sorumluluğunun mevcut olup, yine takibe konu alacakların zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararı ile 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi gereğince dava dışı ... ... Ajans A.Ş.'nin 30.03.1993 günlü Genel Kurul kararıyla yönetim kurulu üyesi olan ve görevi devam eden davacının, takibe konu 2008/11. aydan 2015/8. aylara ilişkin kurum alacaklarından sorumluluğunun bulunduğu, takibe konu alacakların zamanaşımına uğramadığı, davalı Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada, davacı adına ... ... Ajans A.Ş yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle 2008/11 ila 2015/8 aylar arasına ait prim borcundan dolayı düzenlenen ödeme emirlerinin 29.01.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın 04.02.2020 tarihinde süresinde açıldığı, Dairemizin 28.11.2022 günlü geri çevirme ilamı ile dosyaya giren, 22.06.1993 günlü ticaret sicil gazetesinde ilan edilen kararda, 30.03.1993 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kuruluna seçilen yeni yönetim kurulunun toplandığı ve başkanlığa .. ... 2. başkanlığa ... ..., üyeliğe ise ... ... getirildiğinin belirtildiği, karar metni altında davacı ...'in de imzası bulunduğu, ancak devamında yer alan genel kurul tutanağı metninde ise, 30.03.1993 tarihli genel kurul toplantısında yapılan seçim sonucunda ... .., ... .. ve ... ... yönetim kuruluna seçildiği, davacı ...'in adının ise ortak olarak geçtiği anlaşılmaktadır. Davacının yönetim kurulu üyeliği bulunup bulunmadığı konusundaki belirsizliğin giderilmesi için, ticaret sicil kayıtlarının ayrıntılı olarak araştırılması, ilgili kayıtların ticaret sicil müdürlüğünden, ilana dayanak genel kurul toplantı tutanağı ile yönetim kurulu kararının örneğinin noterden istenmesi, dava dışı ... ... Ajans A.Ş.’nin tüm defter ve kayıtlarının getirtilerek incelenmesi, böylece davacının prim alacağına konu dönemde yönetim kurulu üyesi olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle bir karar verilmelidir..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacı ...(55159244690) hakkında, davalı Kurum tarafından başlatılan 30.01.2019 tarihinde tebliğ edilen 1413197, 1410934, 1413722, 1422378, 1414079, 1421083, 1420367, 1421927, 1422553, 1420124, 1419794, 1412909, 1413433 no'lu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; gelen müzekkere cevapları ve Ticaret sicil Gazetesi ilanları ile de sabit olduğu üzere davacının, ilgili şirketin ortaklarından olduğunu, nitekim yerel mahkeme kararının gerekçesinde de, "şirketin temsil ve ilzama yetkili kişilerin .... ... ve ... ... olarak tespit edildiği, yönetim kurulu üyelerinin de ... .. ve ...... olarak belirlendiği" şeklinde geçtiğini, yerel mahkemenin kendi gerekçesi ile çelişerek davanın kabulüne karar vermesinin ise isabetsiz olduğunu, zamanaşımını kesen haller söz konusu olduğundan zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığını, mahkemece davacının mirasçılık sıfatının ise hiç değerlendirilmediğini, davacının sorumluluğunun Kurum borçlusu ... babası ile de alakalı olduğunu, davacı ...'in babası ... ..., ... ... ajansı Anonim Şirketi'nin kurulumundan itibaren yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunduğunu ve 2014 tarihinde vefat ettiğini, Kuruma olan borçlardan 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi uyarınca şahsi olarak müştereken ve müteselsilen tüm malvarlığı ile sorumlu olduğundan malvarlığı aktif ve pasifleri ile birlikte mirası reddetmeyen mirasçılarına intikal ettiğini, diğer taraftan idari para cezası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35 inci maddelerinde düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde ise amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir. Eldeki davada, davacının ... ... Ajansı Anonim Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı olan ... .... yasal mirasçısı olduğu, muris ... ... 27.07.2014 tarihinde vefat ettiği, uyuşmazlık konusu ödeme emirlerinin dava dışı şirketin 2008/11 ila 2015/8. aylar arasına ait prim ve idari para cezası borçlarından dolayı düzenlendikleri ve ödeme emirlerinde yer alan borçların büyük bir çoğunluğunun davacının murisi .... .... vefat tarihinden öncesine ait oldukları anlaşılmış olup, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında 2008 yılı ve 2009/1-11 aylarına ilişkin alacaklarının zamanaşımına uğradığı, dava konusu edilen 2008/11-2015/8 dönemini kapsadığı anlaşılan davalı Kurum alacaklarından 19.07.1997 tarihli olağan genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru olarakta Orhan Berk'in atanmasına karar verilmekle davacının bir sorumluluğunun olmayacağı değerlendirilerek 2010 yılı sonrası prim borçlarından da davacının sorumlu olmayacağı, dava konusu edilen diğer takiplerin idari para cezasına ilişkin olduğu gözetilerek tüm ödeme emirleri yönünden davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmişse de Mahkemece sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir. Bu kapsamda, Mahkemece idari para cezası yönünden cezaların şahsiliği prensibi gereği davacının bu borçlardan sorumluluğunun olmadığı değerlendirilerek 2010/26394 ve 2015/15672 sayılı ödeme emirleri yönünden verilen iptal kararı yerinde ise de davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 29.01.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildikleri gözetilerek zamanaşımına uğramayan ödeme emirleri bakımından davacının mirasçı sıfatıyla, miras bırakanın vefat tarihine kadar olan prim borçlarından sorumlu olduğu hususlarında yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .