Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2276 E. 2025/12493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2276
- Karar No
- 2025/12493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1154 Esas, 2024/1431 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/233 Esas, 2023/250 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin ilk kararla hüküm altına alınan kısmının 336.802,66 TL'sine davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 01.12.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 30.01.2020 tarihine kadar, ikinci kararla tespit edilen fark kamulaştırma bedeline ise 01.12.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 22.07.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alınmasının doğru olmadığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, su kaynağı ve taşınmazın hangi usulle sulandığı açıklanmadan sulu tarım arazisi kabulü ile değer biçilmesinin doğru olmadığını, münavebeye esas alınan ürünlerim yörede yapılan tarıma uygun olmadığını, sulama maliyetinin işletme giderine yansıtılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle kamulaştırma bedeline faiz işletilemeyeceğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, domates ürününün münavebeye esas alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, objektif değer artışı uygulanmamasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen ürünler münavebeye esas alınarak % 4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, aynı kamulaştırma kapsamında kalan dava konusu taşınmaza bitişik konumda bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz incelemesinden geçen kamulaştırma dosyasında da objektif değer artışının uygulanmamış olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.