Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2271 E. 2025/13270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2271
Karar No
2025/13270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/100 Esas, 2022/493 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 71 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir raporundan dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.06.2014 tarihli ve 2013/140 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 04.06.2014 tarihli ve 2013/140 Esas, 2014/234 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğu, bu durumda dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, taşınmazın niteliği uygun olarak yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği, kamulaştırmadan arta kalan 3.201,31 m²lik kısmına imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak, ayrıca taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan bölümüne ilişkin belgeler getirtilerek arta kalan kısımda değer azalış bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, %40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, işlemiş faizin derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, arta kalan kısım yönünden değer azalışına hükmedilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zeytin ağacı bedeli hesaplanırken 2013 yılına ait verilerinin kullanılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 2013 yılında verim düşüklüğü yaşandığından son 5 yıllık ortalama verim değerlerinin alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, arta kalan alanda değer azalışına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki zeytin ağaçlarına yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2013 yılı kilogram satış fiyatları ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dosya içindeki 06.02.2025 tarihli ... Organize Sanayi Bölgesi yazı cevabına göre dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmına değer azalışı verilmemesi doğru görülmüştür. 4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Bozma sonrası depo edilen fark bedele işletilen faizin derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (6) nolu bendinde yer alan ''karar kesinleştiğinde'' ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine ''derhal" ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2271, K. 2025/13270, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2271-e-2025-13270-k-2f269153e044