Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2511 E. 2025/13867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2511
- Karar No
- 2025/13867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 Esas, 2024/89 Karar KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma ve daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının Hazine adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Tokat ili, ..., Mahallesi 1 07... (eski 1283) parsel sayılı taşınmazın mülkiyet ve daimi irtifak bedelinin tespiti ile taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapuya tesciline ve irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2008/56 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 15.06.2016 tarihli ve 2008/56 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan, kamulaştırılan başka taşınmazın kamulaştırma değerinin emsal alınması, mülkiyet kamulaştırmasına konu edilen bölümün tüm alandan düşülerek kalan alan esas alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü hesaplanması gerekirken bu yönteme uyulmadan hesaplama yapılması, kamulaştırmadan arta kalan 16.264.75 m² alanın yüzölçümü ve kullanım durumu dikkate alındığında bu bölümde değer azalışı olmayacağının düşünülmemesi, acele kamulaştırma dosyası dosya arasına alınmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi, faiz bitim tarihinin kararda gösterilmemesi, dahili davalılardan ..., ..., ..., ...'in gerekçeli karar başlığında isimlerinin yazılmaması ve davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdikleri hâlde, gerekçeli karar başlığından vekillerinin adlarının yazılmaması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin eksik yapıldığını, emlak m² değerlerinin karşılaştırılması gerektiğini, arta kalan alanda değer düşüklüğü hesaplanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen değerin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ilk kararda belirlenen değerden yarı yarıya fark oluşmasının mümkün olmadığını, değer düşüklüğü oranının doğru hesaplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu mülkiyet ve irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve irtifak hakkı karşılığının tespitinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazın satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi bozma öncesi hükme esas alınan raporda dava konusu taşınmaza 61,65TL/m² değer biçildiği, bozma sonrası hükme esas alınan raporda ise 35,00 TL/m² değer biçildiğinden raporlar arasındaki fark nedeniyle rapor inandırıcı değildir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imâr planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
6. Kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
7. Kamulaştırmadan arta kalan 16.264.75 m² alanın yüzölçümü ve kullanım durumu dikkate alındığında bu bölümde değer azalışı olmayacağının düşünülmemesi bozma sebebi yapılmasına rağmen bozma sonrası hükme esas alınan raporda bu kısım için değer azalışı uygulanması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.