Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1706 E. 2025/12141 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1706
Karar No
2025/12141
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın İadesi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2103 Esas, 2024/4001 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar SAYISI: 2022/560 Esas, 2023/47 Karar Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın iadesini talep eden davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemenin 2018/46 Esas, 2019/442 Karar sayılı dosyasında 26.01.2018 tarihinde davacılar ... ve ... vekili tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepli davanın yapılan yargılaması sırasında dava konusu İzmir ili, ..., ... Mahallesi 862 ada 33 parselde kayıtlı mesken niteliğindeki 14/500 arsa paylı, zemin kat 2 nolu bağımsız bölümde 1/2 şer hisse sahibi olan davacılar tarafından tapuda ...'e devredildiğinden bahisle davacılar vekili tarafından 14.05.2019 tarihinde mahkemeye dilekçe verilerek taşınmazı tapuda devralan ... adına vekâletname sunulduğunu, taşınmaz yargılama sırasında el değiştirdiğinden yeni malik vekili olarak duruşmaya katılma talep edilerek 14/500 arsa payına isabet eden kamulaştırmasız el atma bedelinin ve ecrimisilin ıslah yoluyla toplam 32.896,00 TL artırılarak davalıdan tahsilinin talep edildiğini, mahkemenin kesinleşen kararı uyarınca 08.04.2022 tarihinde davacı ...'e dilekçesi doğrultusunda idarece ödeme yapıldığını, mahkemece 11.06.2019 tarihinde Takbis mal varlığı sorgu sisteminde yapılan sorgulamada ..., ... Mahallesi 862 ada 33 parselin 14/500 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölümünün tapuda ... adına kayıtlı olduğunun görülmesi üzerine açılan davanın yeni malik yönünden kabulü ile toplam 32.896,00 TL kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... . Belediye Başkanlığından tahsil edilerek yeni malik olan davacı ...'e verilmesine karar verildiğini, mahkemenin işbu kararının idare vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/1282 Esas, 2022/931 Karar sayılı 22.03.2022 tarihli kararı ile yapılan inceleme neticesinde istinaf talebi reddedilerek Mahkeme kararının 22.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, İzmir 6 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/249 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ile dava konusu İzmir ili, ..., ... Mahallesi, 862 ada 33 parsel sayılı taşınmazın yol olarak el atılan 96,78 m² lik kısmı terkin edilerek hükmün kesinleşmesi üzerine tapuda ifraz edilip 862 ada 86 parsel numarasını aldığını, yeni malik ...'in yol olarak terkin edilen 96,78 m² lik kısımda pay sahibi olmadığını, ifraz olunan bu kısımda halen ... ve ...'ın malik olduklarını, dolayısıyla lehine kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisile hükmedilen ...'in el atılan kısımda hissesi bulunmadığından davayı açmakta hakkı ve hukuki yararı bulunmadığından, hatalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 374 ve devamı maddeleri gereğince yargılamanın yenilenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayıldığını, talep dilekçesi incelendiğinde yargılamanın iadesi sebeplerinden herhangi birinin bulunmadığını, davacının kendi elinde bulunan belgelere dayanarak yenileme talebinde bulunamayacağını, nitekim kendi ödeme belgesini kendi kusuru ile sunamadığını, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki yargılamanın iadesi nedeninin somut olayda oluşmadığını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle yargılamanın iadesi talebinin süresi içinde yapılmadığını, kanunda öğrenildiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın iadesi talebinde bulunulması gerektiğinin hüküm altına alındığını, talep eden belediyenin tapuya başvuru yaptığı an itibarıyla ifraz işlemini öğrenmiş olup kanunda belirtilen sürede yargılamanın yenilenmesi başvurusu yapılmadığından talebinin reddi gerektiğini, yargılamanın iadesi sebeplerinin oluşmadığını, yargılamanın iadesi sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, davaya konu taşınmazın bulunduğu parselde yapılan ifrazın tapuya işlenmemesinin sorumluluğunun tapuya ait olduğunu, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararların devletin sorumluluğunda olduğunu, dava dışı ... ve ... tarafından davacı ...'e satış işleminin gerçekleştirildiği sırada ifraz işlemine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, ifrazın yapıldığı bilgisine sahip olmayan davacının tapuda tutulan kayıtlara güvenerek alım işlemini gerçekleştirdiğini, burada ne davacının ne de dava dışı ... ve ...'in hileli işlemlerinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, tapu müdürlüğünde hatalı olarak yapılan işlemler nedeniyle sorumlu tutulması gerekenin davacı değil tapu müdürlüğü olduğunu, yargılamanın iadesi talebinin kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 862 ada 33 parselin yargılamanın yenilenmesi talebine konu olan davanın yargılaması sırasında 07.05.2018 tarihinde ifraz edilerek el atılan 96,78 m²lik kısmın bu tarihte 862 ada 86 parsel olarak yol vasfıyla tapuya tescil edildiği, arta kalan 610,22 m²lik bölümün ise aynı ada parsel numarası ile ipka edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı taraf yerine geçen ...'in dava konusu yerdeki 2 nolu bağımsız bölümü taşınmaz ifraz edilerek yeni hali ile tapuya tescil edildikten sonra 14.02.2019 tarihinde satın aldığı, başka bir deyişle ...'in yol vasfıyla ve 96,78 m² yüzölçümü ile tescil edilen 862 ada 86 parselde pay sahibi olmadığı anlaşılmakta ise de 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1020 nci maddesi uyarınca tapu sicilleri aleni kayıtlar olduğundan yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belge olarak değerlendirilmesi 6100 sayılı Kanun'un 375/1-ç maddesi uyarınca mümkün olmayıp, somut olayda yargılamanın yenilenmesi koşulları oluşmadığı bu itibarla, talepte bulunan tarafça yargılamanın iadesi için ileri sürülen hususların 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplere girmediği, davalı idarenin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödediği bedelin iadesini isteyebileceği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulüne dair hüküm kurulması doğru görülmediğinden yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesini talep eden davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ..., Mahallesi 862 ada 33 parsel sayılı taşınmazın yol olarak el atılan 96,78 m² lik kısmı terkin edilerek hükmün kesinleşmesi üzerine tapuda ifraz edilip 862 ada 86 parsel numarasını aldığını, yeni malik ...'in yol olarak terkin edilen 96,78 m²lik kısımda pay sahibi olmadığını, ifraz olunan bu kısımda halen ... ve ...'ın malik olduklarını, dolayısıyla lehine kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisile hükmedilen ...'in el atılan kısımda hissesi bulunmadığından davayı açmakta hakkı ve hukuki yararı bulunmadığı ve pay sahibi olmadığından kararın infaz edilebilme kabiliyetinin olmadığını, belirterek kararın bozulmasını alep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yargılamanın iadesini talep eden davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1706, K. 2025/12141, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1706-e-2025-12141-k-a9dccf82a4e3