Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16920 E. 2026/3047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16920
Karar No
2026/3047
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1530 Esas, 2025/1475 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/209 Esas, 2024/526 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinc istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Isparta ili, ... ilçesi, ... (...) köyü 2722 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesi hazırlık işlemlerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmaması, muhtarın keşifte hazır bulundurulmaması ve resen dikkate alınacak sebeplerle, öncelikle davanın reddine aksi halde dava konusu taşınmaz için bedel tespitine ilişkin itirazlarımızın kabulü ile taşınmazın tüm olumlu ve değer arttırıcı özelliklerinin dikkate alınarak objektif değer ilavesi için %300 den aşağı olmamak üzere yeniden bir oran belirlenmesini, taşınmazın bedelinin daha sağlıklı belirlenebilmesi için kapitalizasyon faizinin %3 olarak uygulanmasını ve taşınmaz bedelinin tespiti halinde kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren öncelikle gerçek enflasyon miktarınca aksi halde bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi oranınca yada kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranında faiz işletilmesine karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren ... faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen kamulaştırma bedeline yürütülecek faiz, faiz tarihi, işletilen faiz türünün hatalı olduğu, kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava öncesi hazırlık işlemlerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmaması, muhtarın keşifte hazır bulundurulmaması ve resen dikkate alınacak sebeplerle, öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, objektif değer ilavesi için %300 den aşağı olmamak üzere yeniden bir oran belirlenmesini, taşınmazın bedelinin daha sağlıklı belirlenebilmesi için kapitalizasyon faizinin %3 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiş, ayrıca kamu alacaklarına uygulanan faizin yerinde olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilip kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

5.Dava konusu taşınmazın parsel numarasının hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. numaralı bendindeki " kaldırma kararı öncesi mahkeme dosyasına depo edilen 2.016.400,00 TL bedele dava tarihi olan 04/01/2023 tarihinden ilk karar tarihi olan 24/07/2023 tarihine kadar, bakiye olan 1.311.680,00 TL bedel dava tarihi olan 04/01/2023 tarihinden 12/09/2024 karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına," ibaresinin çıkartılmasına, yerine "kaldırma kararı öncesi mahkeme dosyasına depo edilen 2.016.400,00 TL bedele dava tarihinden dört ay sonrası olan 05.05.2023 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.07.2023 tarihine kadar, bakiye olan 1.311.680,00 TL bedel dava tarihinden dört ay sonrası olan 05.05.2023 tarihinden 12.09.2024 karar tarihine kadar yasal faizin uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde bulunan "Isparta ili, ... ilçesi, ... (...) köyü 2604 parsel "ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine " Isparta ili, ... ilçesi, ... (...) köyü 2722 parsel" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda kanaatimce; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Davalı taraf vekilinin temyiz dilekçesindeki; “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle; Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5 inci Hukuk Dairesinin; “… dava tarihi olan … tarihinden … karar tarihi olan … tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına” ilişkin kararında olduğu gibi)” gerekmektedir. Hâl böyle iken; eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili olup “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 4 No’lu bendinde yazılı olan gerekçelere (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği”ne ilişkin gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 23.02.2026

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16920, K. 2026/3047, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16920-e-2026-3047-k-aa9241efa3f1