Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16471 E. 2026/2225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16471
Karar No
2026/2225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2891 Esas, 2025/1914 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/767 Esas, 2023/527 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 71... ve 233 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmazlar için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alan için değer azalışı uygulanmaması gerektiğini, taşınmazın müvekkili lehine yol olarak terkini talep edildiği hâlde, müvekkili idare adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın vekili olmadığı hâlde, lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, kamulaştırmadan arta kalan alanla ilgili değer kaybı uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin bedele yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu taşınmazların bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve konumuna göre %30 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken eksik bedel tayini hatalı ise de istinafa davalı taraf başvurmadığından hatanın eleştirilmekle yetinildiği, davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararından önce açılan davalarda Yargıtay 5. Hukuk Dairesince benimsenen uygulamaya göre kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere faiz uygulanması gerektiği kabul edildiğinden faiz hükmünde isabetsizlik olmadığı, ancak davacı idarenin talebi taşınmazların idare adına tescili ile sonrasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi uyarınca taşınmazların tapudan yol olarak terkinine ilişkin olduğu hâlde, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasındaki bedel mahsup edilmek suretiyle fark bedele faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16471, K. 2026/2225, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16471-e-2026-2225-k-a99f960b87f9