Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12861 E. 2026/2222 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12861
- Karar No
- 2026/2222
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/958 Esas, 2025/1279 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/883 Esas, 2025/255 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 42... parsel ve 1 60... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin en fazla %4 oranında alınmasını, objektif değer artışının yüksek oranda uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda oluşan değer azalışının yüksek oranda alınmasını, hatta kalan kısımların da kamulaştırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmazlar için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin emsal davalara kıyasla düşük olduğunu, taşınmazların konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde taşınmazlara kapitalizasyon faizinin %2-3 oranında alınmasını, objektif değer artışı oranının yüksek uygulanması gerektiğini, münavebe ürünlerinin maddi getirisi daha yüksek ürünler arasından seçilmesi gerektiğini, davanın 2022 yılının sonunda ikame edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2023 yılında hazırlandığı dikkate alındığında 2022 yılına ait resmî verilerin hesaplamada esas alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazların kamulaştırılmasından arta kalan kısımlar için belirlenen değer azalışı oranının düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilip dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre %30 oranında objektif değer artırıcı unsur oranı uygulanmasının yerinde olduğu, bununla birlikte kaldırma ilamı öncesi davalı tarafa ödenmesine karar verilen ilk bedele davanın 4 ay içerisinde sonuçlandırılamaması nedeniyle 4 aylık sürenin bitiminden itibaren ilk karar tarihine kadar, kaldırma ilamı sonrası tespit edilen fark bedele ise ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken ikinci karardaki toplam bedele dört aylık sürenin bitiminden ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması yerinde değil ise de davacı idare tarafından bu hususta açık bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği, yine kaldırma kararında fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi hukuka uygun olmamakla birlikte davacı tarafça bu konuda açıkça istinaf sebebi ileri sürülmediğinden ve bu hata kamu düzenine ilişkin olmadığından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen aksi yönde faize ilişkin kurulan hüküm hatalı ise de davalı vekili tarafından bu hususta açık bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.