Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15496 E. 2026/10542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15496
- Karar No
- 2026/10542
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2072 Esas, 2025/2410 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sinop 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/70 Esas, 2023/1413 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davadan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davadada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ortak kullanım alanına ... isimli işyerinin tadilatı nedeniyle yapılan müdahalenin menine ve eski hale getirmesine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından dairesinde tadilat yapıldığını ve binanın mimarı görünümünü dış cephesini bozacak ve ruhsat ve eklerine aykırı olacak şeklide ön cephedeki balkonun tamamen iptal edildiğini ve odaya katıldığını, ön cephedeki iki oda arasını tuğlayla örmek suretiyle binaya ek yük getirildiğini belirterek apartmanın ortak kullanım biçimine ve mimarisine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; projeye göre kolonun bulunması gereken yerde keşfin yapılmadığını, davalı tarafın yönlendirmesiyle farklı noktada inceleme yapıldığını, bu durumun bilirkişi incelemesini teknik olarak geçersiz hale getirdiğini, ... Belediyesi’nin resmi tespit raporu da kolonlarda projeye aykırılık bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, mahkeme tarafından bilirkişi raporları taraflarına tebliğ edilmeden, itirazları dikkate alınmadan, eksik ve tek taraflı incelemeye dayanılarak, davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı tarafın taşıyıcı sisteme müdahalesi açık ve kanuna aykırı olduğunu, davacının beyanları ve kolonun varlığına dair somut delillerin göz ardı edildiğini, davalı tarafın taşıyıcı kolona müdahalesi yönünde ciddi deliller mevcut olmasına, belediye raporlarıyla da projeye aykırılıklar doğrulanmasına ve bilirkişi incelemesinin eksik olmasına rağmen mahkemelerce davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik, çelişkili ve hatalı değerlendirmeye dayanmakta olduğunu, somut olayda mimari proje incelenmeden, yalnızca bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazın üst katlarında hiçbir fiziki ve teknik inceleme yapılmadan “statik güvenliğe zarar yok” şeklinde ifade esas alınmak suretiyle verilen mahkeme kararlarının usule, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından düzenlenen 22.08.2023 tarihli raporda 2 adet kolonun mimari projesine uygun inşa edilmediği, söz konusu kolonların kaydırılmış şekilde inşa edildiği, farklı yerlere yapılan bu kolonların üst katlarda da devam ettiği, mimari projeye uygun yapılmayan söz konusu kolonların yıkılıp projeye uygun yerlerine alınması ve kolon olmayan yere yeniden kolon inşa edilmesinin yapı statiği açısından mümkün olmadığı tespit edilmekle yapılan bilirkişi incelemesi ve rapor sonucuna göre statiğe zarar vermeden kolon yerlerinin düzeltilmesi mümkün olmamasına nazaran mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, ancak her ne kadar kaldırma kararı öncesi dış cepheye yapılan sundurma yönünden müdahalenin menine karar verildiği, ilk karar sadece davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olmakla söz konusu hüküm davacı lehine usulü kazanılmış hak teşkil etmiş ise de kaldırma kararı sonrasında mahkemece usulü kazanılmış hakka riayet edilmeksizin davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu hususun davacı tarafça istinaf sebebi yapılmamış olması, istinaf nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olması nedeniyle bu durum eleştiri sebebi yapılmakla yetilinilmiş olup davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.