Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15048 E. 2026/4955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15048
- Karar No
- 2026/4955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1241 Esas, 2025/1530 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/342 Esas, 2023/607 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 07... , 18, 19, 20... (ifraz öncesi 2 07... ) parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece, Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/290 D.İş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma kararı alınarak el atıldığını; ancak bedel tespit tescil davası açılmadığını belirterek el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde kamulaştırma işlemlerinin yapıldığını ve yapılan işlemin yasal dayanağının olduğunu, öncelikle davanın reddine, aksi takdirde bedel tespiti ve tescili davası çerçevesinde taşınmazın değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atılan taşınmazların bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek hesaplandığını, dava konusu taşınmazların arazi yapısı gereğince %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından net gelir yöntemi ile bulunan bedel üzerinden % 40 objektif değer artışı verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin maliyet ve birim fiyat verilerinde ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerini baz almasının hatalı olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından değerlendirmeye alınan buğday, nohut, arpa, mercimek ürünlerinin sulu ve kuru şartlarda 2022 yılı itibarıyla dekar başına asgari ve azami verim miktarı ile üretim giderleri çizelgesi ve kilogram başına toptan satış fiyatlarını gösteren veri cetvelinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlardan arta kalan kısımlarda uygulanan %30 değer azalışının yüksek olduğunu, idarenin kıymet takdir raporu ile bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın birim fiyatları arasındaki farkın oldukça fazla olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara 2017 tarihi itibarıyla mahkemece acele el konulmasına karar verildiği ve acele el koyma kararının verildiği tarihten itibaren, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca kamulaştırma bedel tespiti davası açılması için makul süre olarak kabul edilen 6 aylık süre içerisinde idarece bedel tespit ve tescil davası açılmadığı, bu durumda, davalı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca acele el koyma kararı alındığı ve kamulaştırma yapılmasına ilişkin kararın geri alınmaması ile davalı idarenin acele el koyma kararı doğrultusunda dava konusu taşınmaza her an el atma hukuki hak ve yetkisine sahip olması karşısında, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, buğday- mercimek- nohut- arpa münavebesi alınarak bilirkişi kurulunca 2022 yılı verilerine göre ve kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve mahkemece resen taşınmaz özellikleri (özellikle yerleşim alanına yakınlığı) dikkate alınarak %80 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu değerlendirilerek ve sonuç itibari ile dava konusu 2 07... ve 20 parsel sayılı taşınmazların zemin bedeline usulünce değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, tespit edilen metrekare birim fiyatı üzerinden resen %30 değer kaybı hesaplanması, ıslah dilekçesi dikkate alınarak bu bedel üzerinden davanın kabulüne ve bu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması, dava konusu taşınmazda davacının hissesinin iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi uygun bulunmak suretiyle istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.