Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12323 E. 2026/4960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12323
Karar No
2026/4960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2065 Esas, 2025/518 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/580 Esas, 2024/430 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacı için ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisil yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 54... ve 16 parsel sayılı taşınmazların önemli bir kısmının Bursa Bilecik yolu yapımı sırasında ana yol ve yan yol olarak davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan el atıldığını, müvekkillerinin taşınmazlarını kullanamadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur.

2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 54... ve 16 parsel sayılı taşınmazların önemli bir kısmının Bursa Bilecik yolu yapımı sırasında ana yol ve yan yol olarak davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan el atıldığını, müvekkillerinin taşınmazlarını kullanamadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma nedeniyle ecrimisil isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idare aleyhine açılan davanın haksız ve usulsüz olup reddedilmesi gerektiğini, davaya konu 1 54... parsel sayılı taşınmazın 1958,71 m'lik kısmının, 1 54... parsel sayılı taşınmazın ise 2387,15 m'lik kısmının (Bursa-İnegöl) Ayrımı - ... - (Bilecik-Osmaneli) Ayrımı Devlet Yolu'nun yapımı kapsamında 30.06.2008 tarih ve 2008/130 sayılı Kamu Yararı Kararı alınarak kamulaştırıldığını, diğer kamulaştırma işlemlerinin henüz tamamlanmadığını, taşınmaza haksız el atıldığı iddiasını kabul etmediklerini, davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunda ulaşılan metrekare birim bedelinin kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunda esas alınan münavebe deseninin hatalı olduğunu, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin gerçeği yansıtmadığın, İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlara objektif değer artışı uygulanmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığını, arta kalan kısımlarda değer artışının meydana geleceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ve objektif değer artış oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, kısmi kamulaştırma nedeniyle dava konusu taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü, geometrik durumu, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ile kamulaştırma amacına göre takdir edilen değer azalışı oranının uygun olduğu, mahkemece fiilen el atılan kısmın bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecri misilin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmazlara değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12323, K. 2026/4960, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12323-e-2026-4960-k-48b23611159b