Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/145 E. 2025/13549 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/145
Karar No
2025/13549
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2018/206 Esas, 2024/156 Karar KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hükmedilen ve temyize konu edilen miktarlardan, davacı ... hariç diğer davacıların payına düşen bedellerin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 20.520,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin davacı ... hariç diğer davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı Hazine vekilinin davacı ... hissesi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... 1 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuda müvekilleri adına kayıtlı olduğunu, Arsin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/79 Esas - 2007/148 Karar sayılı kararıyla kıyıda kaldığı gerekçesiyle bedelsiz olarak hükmen tapusunun iptaline karar verildiğini, tapunun iptal edilmesi sebebiyle zararın oluştuğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutup şimdilik 10.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Hazineden tahsiline karar verilmesi istemiyle dava açıldığını, daha sonra 06.10.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak toplam 68.758,20 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

II.CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ve 2014/251Esas, 2015/701 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; çekişmeli taşınmaz hakkında acele el koyma kararı bulunduğu halde mahkemece taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, davacılara kamulaştırma bedeli ödenip ödenmediği yönünde araştırma yapılmadan bilirkişilerce belirlenen tazminatın tamamına hükmedildiği, kıyıya terkin edilen taşınmazın tamamı kamulaştırılmış ve kamulaştırma bedeli ödenmiş ise davacıların zararından söz edilemeyeceği Kamulaştırma bedeli ödenmemiş ise davacıların zararının, Arsin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/79 Esas - 2007/148 Karar sayılı kararının kesinleştiği 04.02.2008 tarihinde oluştuğu, mahkemece de bu tarih itibariyle taşınmazın niteliğinin ve değerinin belirlenmesi gerektiği, ne var ki, hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; çekişmeli taşınmazın belediye sınırları içinde olduğu, belediye hizmetlerinden faydalandığı, etrafının meskun olduğu, arsa niteliğinde bulunduğu belirtilerek emsal kıyaslaması yöntemiyle dava tarihindeki değeri belirlenmiş ise de Mahkemece tazminat istemine konu taşınmazın ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen taşınmazın emsalin satış tarihi itibarıyla imar planı içinde olup olmadıkları, imar parseli iseler düzenleme ortaklık payının düşülüp düşülmediğinin, düşülmüş ise oranının, imar planı dışında iseler belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup olmadıkları, belediye hizmetlerinden faydalanıp faydalanmadıkları, etraflarının meskun olup olmadığı, bulundukları cadde veya sokak itibarıyla emlak vergisine esas asgari metrekare değerleri belediye başkanlığından sorulmadığından, emsal alınan taşınmazın resmi satış akit tablosu tapu müdürlüğünden getirtilmediğinden hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu da denetlenemediğinden, öncelikle tazminat istemine konu taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, davacılara kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği yönünde gerekli araştırmalar yapılarak, kamulaştırma yapılmadığının veya kamulaştırılmakla birlikte kamulaştırma bedelinin ödenmediğinin tespit edilmesi halinde çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleştiği 04.02.2008 tarihi itibarıyla Bakanlar Kurulunun Yargıtay tarafından benimsenen 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 17.04.1998 tarihli ve 1996/3 Esas-1998/1 Karar sayılı kararı çerçevesinde arsa vasfında olup olmadığı araştırılmalı, taşınmazın bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre 04.02.2008 tarihindeki gerçek değeri tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hâlde, bu yönde araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığından ve tazminat istemine konu taşınmazın paylı maliklerinden ... 02.08.1998 tarihinde öldüğü, mirasçılarından ...'ın da eldeki davada taraf olarak yer almadığı anlaşıldığı hâlde mahkemece anılan kişinin hayatta olup olmadığı, mirasçılarının bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılmadan bilirkişilerce belirlenen tazminatın tamamının davacılara ödenmesine karar verilmesi de doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini, emsal araştırmaları eksik ve üstün yönlerin mukayesesi yöntemi ile miktarın belirlenmesi hususlarının yapılmadığını, tazminat bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın aynı temyiz sebeplerini Dairemizin bozma kararı öncesinde sunduğu dilekçelerinde de belirttiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Hazine Vekilinin Davacı ... Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı Hazine Vekilinin Davacılar ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/145, K. 2025/13549, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-145-e-2025-13549-k-b29bec8395bc