Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/260 E. 2025/12896 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/260
Karar No
2025/12896
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2015/703 Esas, 2015/525 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yozgat ili, ..., Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.02.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/78 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 27.02.2013 tarihli ve 2012/271 Esas, 2013/78 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlar incelenip karşılaştırma yapılarak değer biçilmesi gerekirken, kesinleşmiş mahkeme kararlarına esas bilirkişi raporlarında belirlenen metrekare birim fiyatları emsal alınarak değer biçilmesi hatalı olup bu durumda, taraflara emsal göstermeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak emsal karşılaştırması suretiyle değerinin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, acele el koyma kararından sonra davalı adına bankaya bloke edilen miktarın tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan fark bedele 15.10.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmemiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin 18.09.2013 tarihli ve 2013/14679 Esas, 2013/14621 Karar sayılı bozma kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının geometrik durumu ve kamulaştırma amacı dikkate alındığında, bu bölümde değer azalışı olacağı gözetilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi hatalı olduğundan, bu husus bozma ilamına eklenmek suretiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Birinci Karar Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2014/474 Esas, 2014/928 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.09.2014 tarihli ve 2014/474 Esas, 2014/928 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bozma öncesi hükme esas teşkil eden bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmına değer kaybı verilmediği ve bu hususun Dairemizce bozma nedeni yapılmadığı, bu durumun davacı idare lehine usulü kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, kalan kısma değer kaybı verilmek suretiyle fazla bedel tespiti, hükmedilen kamulaştırma bedelinin acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan kısmına 15.10.2012 tarihinden ilk karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ve Mahkemece verilen hüküm Dairemiz bozma kararı ile ortadan kalktığından, tescil hususunda yeniden karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin karar başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arta kalan kısmın kamulaştırılması gerektiğini, arta kalan kısımda değer azalışı meydana geldiğini, dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dairemizin 18.03.2014 tarihli ve 2013/ 29742 Esas, 2014/7438 Karar sayılı kararı ile arta kalan kısımda değer azalışı oluşacağının kabulü ile bu hususa ilişkin karar düzeltme talebinin kabul edildiği; Dairemizin 02.06.2015 tarihli ve 2015/5169 Esas, 2015/12236 Karar sayılı bozma kararında ise kamulaştırmadan arta kalan kısma değer kaybı verilmemesi yönünde maddi hataya dayalı bozma yapıldığı, bu durumun taraflar yönünden usuli müktesep hak oluşturmadığı anlaşılmakla arta kalan alan yönünden değer azalışına hükmedilmemesi hatalıdır.

3. Bozma kararı ile Mahkemece bozma kararı öncesi verilen kararların ortadan kalktığı gözetilmeksizin tescile ilişkin yeniden hüküm kurulmaması doğru değildir. 4. Tespit edilen bedel ilk karar ile tespit edilen bedelden düşük olduğundan fark bedele ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, ilk bozma kararı tarihine kadar yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiştir. 5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi uyarınca 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının; a) (1) ve (3) nolu bentlerinde yer alan “219.115,92” sayısının çıkartılması, yerine “249.115,92” sayısının yazılması, b) (1) nolu bendinde yer olan “ve son bozma ilamı sonucunda fazladan yatırılan 30.000,00 TL olmak üzere toplam 34.547,84TL” ibaresinin çıkartılması, c) (2) nolu bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "Yozgat ili, ..., Mahallesi 1 95... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline" cümlesinin yazılması, d) (3) nolu bendinde yer alan “67.518,49” sayısının çıkartılması, yerine “97.518,49” sayısının yazılması, e) (3) nolu bendinde yer alan ''ilk bozma'' ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine ''ilk karar tarihi olan 27.02.2013" ibaresi yazılması, f) (8) nolu bendinin hükümden tamamen çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/260, K. 2025/12896, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-260-e-2025-12896-k-4c4faa742f48