Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1389 E. 2025/12523 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1389
Karar No
2025/12523
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1684 Esas, 2024/417 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/96 Esas, 2023/65 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ..., Mahallesi 27... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, arsa vasfında kadastro parseli olarak değerlendirilen taşınmazda enerji nakil hattının tüm taşınmaza oranı %2,4 civarında olmasına rağmen taşınmazda değer düşüklüğü meydana getirecek hiçbir gerekçelendirme ve değerlendirme yapılmaksızın soyut ve ispata muhtaç kriterler ile %50 oranında değer düşüklüğü olacağının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen irtifak hakkı bedelinin dava konusu mülkiyetin kamulaştırılması halinde hesap edilen bedelden fazla olduğunu, arazi değerinin miktarının fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda iki adet emsalden yararlanılacağı belirtilmişse de yalnızca tek emsalden yararlanıldığını, emsal taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi itibarıyla 1.893,86 TL olarak hesaplanmasına rağmen dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 2,14 kat daha değerli olduğu şeklinde hatalı ve yanlış bir değerlendirme sonucu metrekare birim fiyatının 4.050,00TL olarak hesaplanmasının raporun denetime elverişli olmadığını gösterdiğini, öte yandan enerji nakil hattının güzergahının taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında taşınmazda tasarrufa engel olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazın 1/1000 Ölçekli 3. Etap Revizyon İlave İmar Planı sınırları içinde kaldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uygulaması yapılmadığı, herhangi bir düzenleme ortaklık payı kesintisi bulunmadığı, somut emsal kabul edilen taşınmazın da ise arsa niteliğinde imar uygulaması görmemiş kadastro parseli olduğu, bu duruma göre; taşınmazın arsa olarak değerlendirilip emsal karşılaştırma yöntemi ile değer tespiti yapılmasının ve dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığından denkleştirme yapılmamasının, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin 600TL/m², emsal taşınmazın 701 TL/m² olduğu, bilirkişi heyetince emsal taşınmazın metrakare vergi rayiç değeri daha yüksek olmasına rağmen dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin nitelikleri, çevresindeki gelişim, ulaşım "..." olanakları, arsanın büyüklüğü ile topoğrafik durumu, alım-satım kolaylığı dikkate alınarak emsalle karşılaştırılması sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 2,14 kat daha değerli olduğu ve metrekare birim fiyatını 4.050 TL olarak belirlemeleri, taşınmazın üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri hakkındaki tebliğe göre metrekare birim fiyatı uygulanıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi, bu şekilde trafo (pilon) yeri kamulaştırma bedelinin ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1 numaralı emsal taşınmazdan daha değerli kabul edildiği belirtildikten sonra, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu belirtmek suretiyle dava konusu taşınmaza çelişkili ifadelerle değer biçildiği anlaşılmış olup, alınan rapor inandırıcı değildir.

4. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1389, K. 2025/12523, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1389-e-2025-12523-k-c08880ee39b7