Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1385 E. 2025/11867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1385
- Karar No
- 2025/11867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/485 Esas, 2024/287 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/86 Esas, 2021/34 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, ..., köyü 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazi şartlarının, taşınmaz özelliklerinin değişkenlik gösterdiği yörede hiçbir geçerli sebep olmadan kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasının yanlış olduğunu, aynı zamanda taşınmazlara % 10, %20 oranında objektif değer artışları uygulanmasının taşınmazların değerinin sebepsiz yere artmasına neden olduğunu, dava konusu taşınmaz için gelir metodunda münavebeye alınan ürünlerin verim değerleri yüksek, masraflar ise düşük alındığından net gelirin yüksek hesaplandığını, taşınmazın bulunduğu yörede bu kadar yüksek verim alınmasının mümkün olmadığını, taşınmaz içerisindeki ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapıldığını, söz konusu ağaçların bakımsız ve düşük verimli olduğunu, ağaç sayısının Kıymet Takdir Komisyonunun tespit ettiği şekilde olması gerektiğini, ağaç bedellerine itiraz ettiklerini, kamulaştırmadan arta kalan alan kullanılabilir olduğundan değer azalışı uygulanamayacağını, Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği bedellerin kanuna uygun olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının ve taşınmazın geometrik durumuna ve yüzölçümüne göre kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer azalışının uygun olduğu (istinaf edenin sıfatı da dikkate alındığında objektif değer artırıcı unsur oranının yüksek olmadığı), bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, 2020 yılı ürün münavebe listesi ve maktu ağaç cetveline uygun şekilde rapor hazırlandığı, bu yönüyle itirazların yerinde olmadığı kamulaştırma bedelinin tespitinde isabetsizlik bulunmadığı ve davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de doğru görüldüğünden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazıa 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.