Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13728 E. 2025/15543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13728
Karar No
2025/15543
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/518 Esas, 2024/442 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/367 Esas, 2022/515 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 276 07... parsel sayılı taşınmazda hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığını, imar planı yapıldıktan sonra iş bu taşınmaza geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle de fiilen el atılmış olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın belediye tarafından fiilen yol olarak kullanıldığını, müvekkilinin el atmasının bulunmadığını, imar planı belediye tarafından yapıldığından sorumluluğun ilgili belediyeye ait olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, usul ve esastan, husumetten reddi gerektiğini, davalı ... tarafından dava konusu parsele okul yapılmak suretiyle herhangi bir fiili el atmanın söz konusu olmadığını, parselin kullanım hakkının imar planlarında okul alanında kalması sebebiyle Maliye Hazinesi adına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı idarelerden tahsili ile taşınmazdaki davacı payının tapusunun iptaline, el atılan bölümler gözetilerek ... ve Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, Harçlar Kanunundaki açık düzenlemeye rağmen başvurma ve karar harcı, vekâlet ve keşif harçlarından sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde İlköğretim Okulu olarak planlı olduğu, taşınmazın bir kısmına ara arter niteliğinde yol yapılmak suretiyle davalı ... tarafından fiilen el atıldığı, fiilen el atılan kısım için sorumluluğun davalı ... Başkanlığına ait olduğu, fiilen el atılan kısım dışındaki yer için ... tarafından taşınmazın imar planında ayrılış amacına uygun olarak makul süre içerisinde kamulaştırma yapılmadığı, bu nedenle bu kısım için de davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu kısım için sorumluluğun ... Bakanlığına ait olduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatlarının 53,00 TL olduğu, emsal olarak alınan Antalya ili, ..., ... Mahallesi 267 07... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare değerinin 55,00 TL olduğu, emsal taşınmaza ait 03.04.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu resmi satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 1.07 kat daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın belirlenen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan irtifak şerhlerinin dava konusu taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü oranının %3 olarak tespit edilerek taşınmazın belirlenen metrekare birim fiyatından indirilmek suretiyle taşınmazın metrekare birim fiyatının nihai olarak tespitinin yerinde olduğu, davacı murisi ... oğlu ...' ün Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.09.20 04... /1918 Esas, 2004/2114 Karar sayılı veraset ilamına göre davacıya intikal edecek hissenin tapusunun iptaline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratılacak şekilde m2 belirtilmek suretiyle tapu iptali kararı verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, yerel mahkemece ... Belediyesi yönünden harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu, hukuki el atma yönünden harç maktu alındığından vekâlet ücretinin de maktu hükmedilmesi gerektiği halde davalı ... aleyhine nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğu, ancak bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilmesinin mümkün olduğu, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin resen göz önünde bulundurulan hususlar da dikkate alındığında kısmen yerinde olduğu görülmekle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesinde sadece harçların maktu olacağı düzenlendiğinden vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali yönünden geri çevrilme ilamımız sonrası dosyaya eklenen 29.07.2025 tarihli sayısal koordinatları içerir fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

5. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan ve proje bütünlüğü gereği bedeline hükmedilen taşınmaz yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.

6. Dava konusu taşınmazın imar planında okul alanında kalan kısmı yönünden taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescili ile yetinilmesi gerekirken, tescil ve yol olarak terkinine karar verilmesi doğru değildir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve davalı ... vekillerinin diğer sair temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;

a) (4) ve (5) numaralı bendinde yer alan “21.10.2022 tarihli” ibaresi hükümden çıkarılması, yerine “29.07.2025 tarihli” ibaresinin yazılması,

b) (5) numaralı bendindeki “yol olarak terkinine” ibaresinin hükümden çıkartılması,

c) (11) numaralı bendinde yer alan "17.900,00" sayısının çıkarılması, yerine "120.765,14" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13728, K. 2025/15543, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13728-e-2025-15543-k-b4bb468e3ec3