Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13365 E. 2026/2669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13365
- Karar No
- 2026/2669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1268 Esas, 2025/1287 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/136 Esas, 2024/105 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Gaziantep ili, ... ilçesi, K. ... Mahallesi 3089 parsel sayılı taşınmazda hissesi oranında malik olduğunu, davalı idarece taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atılması sebebiyle Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/314 Esas, 2020/403 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma davası açtıklarını ve davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacının taşınmazdaki hissesinin eksik hesaplandığını, bu sebeple el atma bedelinin de eksik hesaplandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazda eksik hesaplanan 467.49 m²lik kısmın el atma bedelinin hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılmış uzlaşma başvurusunun bulunup bulunmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın el atma tarihi itibarıyla niteliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi içeriğine göre mahkeme dava dilekçesinde açıklanan vakıalarla bağlı olup hukuki nitelendirme Mahkemeye ait olduğundan dosya safahatı, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/483 Esas, 2022/1692 Karar sayılı kararı Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/9842 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararı dikkate alınarak iş bu davanın ek dava olduğu ve ek dava olarak kabul edilmesi nedeniyle dava tarihine göre yeniden bedel hesabı yapılmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, kaldı ki davaya konu taşınmazdaki davacının payının tamamının yukarıda açıklanan ilk dosyada idare adına tescil edilmesine karar verildiği, dolayısıyla iş bu dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz yönünden davacının payının bulunmadığı da dikkate alındığında davanın ek dava olarak değerlendirilip buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/314 Esas, 2020/403 Karar sayılı dosyada davacı hissesi karşılığı hesaplanan 1.356.902,93 TL tazminatın davacı ıslahı doğrultusunda 1.076.406,20 TL kısmına hükmedildiği anlaşıldığından, bakiye 280.496,73 TL tazminatın ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine dair hüküm kurulması gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini, eldeki davanın ek dava olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin iddiasının daha önce açılmış olan davada sehven eksik hesaplanan tazminat miktarının tamamlanmasından ibaret olduğunu, sehven eksik hesaplanan kısma yalnızca önceki dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesinin müvekkilinin mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, zira yasal faizin eksik ve fiili değer kaybını karşılamaya yeterli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle ; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve dava konusu taşınmaza piyasa değerinin çok üstünde değer takdir edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.