Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15009 E. 2026/5772 K.
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15009
- Karar No
- 2026/5772
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/887 E., 2025/1243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/304 E., 2022/264 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı 10.11.2007 tarihinde, davalı şirket nezdinde ağır vasıta tır şoförü olarak çalışmakta iken, taşıma işi yaptığı esnada, .. mevkiinde, kullandığı aracın freninin tutmaması/patlaması sebebiyle kaza geçirdiğini ve çok ağır şekilde yaralanarak engelli kaldığını, meydana gelen olayın bir iş kazası olup araçta şoför olarak bulunan davacının hiç bir kusurunun bulunmadığını, iş kazası tarihinde olayın kayıtlara nasıl geçtiğinin bile bilinmediğini, bu nedenlerde davanın kabulü ile davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle davalının menkul ve gayrimenkul malları ile bankalarda bulunan mevduatları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, Davacı için yargılama sırasında arttırılmak üzere şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile hesaplanarak davacıya ödenmesine, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile hesaplanarak ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı-hak düşürücü süreler geçtikten sonra açılmış olduğunu, buna dair itirazlarını, defilerini sunduklarını, davacının tır şoförü olarak çalışırken kaza geçirdiğini ancak bu kazanın tamamen davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı 2007/7239 soruşturma sayılı dosyasında kaza sonrası bu soruşturma dosyasında davacıdan alınan kan örneklerinin incelendiği Adli Tıp Kurumu .. Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 30.01.2018 tarihli raporu uyarınca davacının kanında 'ESRAR etken maddesi olan ... 129ng/ml ... bulunduğunun' tespit edildiğini, uyuşturucu madde etkisi altında kaza yaparak kullanmış olduğu .. plaka sayılı tırda meydana getirdiği hasar, kasko sigortası olan .. Sigorta A.Ş. tarafından şoförün uyuşturucu kullanmış olması nedeniyle davalı şirkete ödenmediğini, bu sebeple araçta oluşan zararın dahi davalı tarafından karşılanmak zorunda kaldığını, davacı tarafın, bu şartlarla aslında müvekkile borçlu iken kendi suçu ve kusuru sebebiyle geçirdiği kazanın sonucunda uğradığı zararı da davalıdan istediğini, açılan davanın iyi niyetli olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, zamanaşımı itirazımızın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".. davanın reddine.." karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, .." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: müvekkilinin, 2007 yılında davalı işveren bünyesinde uluslararası/şehirlerarası ağır vasıta tır şoförü olarak çalışır iken tek taraflı trafik iş kazasının meydana geldiğini ve bu kaza sebebiyle bir gözünü kaybettiğini ve kafatası parçalandığı için de kafasına platin takıldığını, kaza sebebiyle işverenin müvekkiline hiçbir şekilde maddi ya da manevi olarak yardımı olmadığını, taraflarınca açılan işbu belirsiz alacak davasında, davalı tarafın, usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya süresinde cevap vermediğini, İlk Derece Mahkemesince tüm sürecin, elde edilen bulgular, ATK tarafından başından beridir sehven ve yanlış olarak düzenlenen raporlara rağmen, davanın reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesinin ret kararının gerekçesi ise davacı müvekkilinin esrar etken maddesi kullandığına dair yanlış ve sehven hazırlanarak sunulan rapor olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazasında, işverenin "kusurlu ya da kusursuz sorumluluğu" bulunmasına rağmen, ilk derece mahkemesinin hatalı, gerçek dışı ve gerçek ile alakası olmayan, bilim ve akla sığmayan ATK raporuna itibar ederek ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.