Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13254 E. 2026/675 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın İadesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13254
Karar No
2026/675
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın İadesi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/979 Esas, 2025/821 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/277 Esas, 2024/625 Karar

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;...Mahallesi 1 60... parsel sayılı taşınmazın 1.885,64 m²lik kısmına ilişkin davalı tarafından müvekkilleri aleyhine açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında taşınmazın tarla vasfında kabul edildiğini, Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/644 Esas, 2021/187 Karar sayılı kararının denetiminden geçerek İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/1464 Esas, 2023/780 Karar sayılı ve 14.03.2023 tarihli kararı ile kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu hususu ile ilgili kurumlardan istenen imar durumu belgelerinde ısrarla 1/1000 lik ve 1/5000 lik planlarının bulunmadığı sadece 1/25.000 lik planının bulunduğunun belirtildiğini, bu yazı cevapları nedeniyle dava konusu...Mahallesi, 1 60... parsel sayılı taşınmazın, tarla vasfında kabul edildiğini, dava konusu taşınmazın vasfına ilişkin uyuşmazlıkla ilgili ileri sürülen iddiaların dayanağı olan 1/10 00... /5000 lik planların varlığına ilişkin delilin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5.HD'nin 2023/881 Esas, 2023/3903 Karar sayılı ve 22.11.2023 tarihli kararıyla elde edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375/1-ç maddesi gereğince ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/5-1265 Esas, 2023/437 Karar sayılı içtihatı da dikkate alınarak, Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/644 Esas, 2021/187 Karar sayılı kesinleşmiş kararının ortadan kaldırılmasını ve anılan dosyada yeniden yargılama kararı verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan haksız davayı kabul etmediklerini, dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin öncelikle ispat edilmesi gerektiğini, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin kanunda tahdidi olarak sayıldığını, davacının talebi için kanunda yer alan dayanak bir maddenin bulunmadığını, bu nedenlerle hukuka aykırı açılan davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir Büyükşehir Belediyesine dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2019 yılı itibarıyla 1/10 00... /5000 lik plan kapsamında kalıp kalmadığının sorulması üzerine belediye tarafından hatalı olarak ilgili 1/10 00... /5000 lik planlarının bulunmadığının bildirildiğini bunun üzerine mahkemece yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddedildiğini, Belediye tarafından verilen cevabın hatalı olduğunu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin söz konusu İzmir-İstanbul otoyolu kapsamında kalan ve Kemalpaşa'da bulunan taşınmazlara ilişkin verilen taşınmazların "Arsa" vasfında olduğunun sayılmasına ilişkin 2 adet kararda, 12.01.2009 yılında 34 sayılı meclis kararı ile 1/5000'lik ve 14.06.2010 yılında ise 812 sayılı meclis kararı ile 1/1000'lik uygulama imar planlarının onandığı ve en yakın belediye hizmetlerine de 1000 m. mesafede bulunduğu, (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2023/881 Esas, 2023/3903 Karar ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesi, 2024/1800 Esas, 2024/1721 Karar), Harita Mühendisi aracılığı ile yapılan araştırmada, dava konusu taşınmazların 1/1000'lik planının bulunduğu ve parsel üzerinde gösterilerek mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkeme tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesince 12.01.2009 tarihli ve 34 sayılı ve 14.06.2010 tarihli ve 812 sayılı meclis kararları ile Onanmış 1/5000'lik ve 1/1000'lik uygulama imar planlarının bulunup bulunmadığının sorulması halinde doğru cevap alınabileceğini, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/29813 sayılı bireysel başvurusunda vermiş olduğu hak ihlali kararında kamulaştırılan taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiği ve daha önce yapılan yargılamanın usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığının da tartışılması gerektiğinin belirtildiğini, davacı kurum tarafından uygulama imar planlarının elinde olmasına rağmen dava dilekçesinin ekinde işbu planlarının da sunulması gerekir iken sırf gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmemesi için bu belgelerin sunulmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin ve Yargıtay'ın hatalı kamulaştırma bedeli tespit etmesine neden olunduğunu ileri sürerek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ret kararının yerinde olduğunu, ancak idare lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ½ oranında vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada, kesinleşmeden sonra elde edilen yeni bir belgenin ortaya çıkmasının söz konusu olmadığını, Kemalpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası incelendiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekilince yargılama sırasında da taşınmazın "arsa" olarak değerlendirilmesinin talep edildiği, bu talep ve iddianın istinaf dilekçelerinde de yer aldığı, mahkemece dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için Kemalpaşa Belediye Başkanlığına müzekkere yazıldığı, cevabi yazı ile "1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında -Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar-kapsamında kaldığı, belediyenin gelişme alanında bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, en yakın yerleşim yerine 1.200 metre mesafede olduğunun" bildirildiği, KOSBİ cevabi yazısı ile organize sanayi içinde ve plan dahilinde olmadığının bildirildiği, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda da 812 sayılı 14.04.2010 tarihli meclis kararında "...otoyol güzergahından etkilenen 1/1000 ölçekli mevzi imar planlarının otoyolla uyumu sağlanıncaya kadar mevzii imar planlarında herhangi bir uygulama yapılamaz" şeklinde plan notunun getirilmesi koşuluyla kabul edildiği, dava konusu taşınmazın otoyol güzergahından etkilenen taşınmazlardan olup, kabul edilen şarta göre mevzii imar planında uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, Üst ölçekli plan içinde kalan yerlerin "arsa" sayılmasının meskun olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması/yararlanabilmesi şartına bağlı olduğu, taşınmazın meskun olmadığı en yakın yerleşim yerine 1800 m mesafede olduğu ve gelişme alanında olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı belirlenmişken "arsa" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, ancak yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararıyla birlikte karşı taraf yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücretin yarısına hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği dikkate alındığında koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13254, K. 2026/675, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13254-e-2026-675-k-befe785ce3ad