Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13096 E. 2026/5123 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13096
Karar No
2026/5123
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2810 Esas, 2025/2594 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/517 Esas, 2024/155 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 75 12... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atma davası şartları gerçekleşmediğinden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, sorumlu idarenin büyükşehir belediyesi olduğunu, husumet düşmediğini, emsalin uygun olmadığını, metrekare birim bedelinin yüksek hesap edildiğini, davalı idare lehine tescil hükmünün kurulması, yol olarak terkinine karar verilmemesi gerektiğini, davacıların yola isabet eden metrekarelerine göre hükmedilen taşınmaz bedellerinin hatalı olduğunu, kararda ...’ye ait tüm payının idare lehine karar verilmiş olması usule aykırı olduğunu, harç ve vekâlet ücretine nispi olarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 75 12... parsel sayılı 27418,00 metre kare yüzölçümlü taşınmazın 1994 onay tarihli imar planında "Park ve Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığı, davalı ... tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan ... Sokak olarak fiilen yol geçirilmek suretiyle el atıldığı, dava konusu taşınmazdan muhtelif yolların geçirilmiş olduğu dikkate alınarak yolların genişliği ve kapladıkları alanların tespiti yönünden Dairece daha önce incelenen 2022/557 Esas sayılı dava dosyasında aynı taşınmaz için teknik bilirkişiden ek rapor alındığı, alınan raporda taşınmazdan geçirilen ... Sokağın genişliğinin 10 metre olduğunun bildirildiği, yine tüm dosya kapsamından, Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 7512 ada, 4 parsel sayılı ve 27418 metrekare yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın imar planında park ve rekreasyon alanı olarak ayrıldığı, daha sonra yapılan plan değişikliği ile ... Projesi kapsamında kaldığı, 1/5000 ölçekli İmar Planında değişikliğe gidildiği ancak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın eldeki davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen 684,38 metrekarelik kısmının ... Sokak üzerinde 10 metre genişliğinde yolda kaldığı, fen bilirkişisi tarafından dava konusu olan bu yolun genişliğinin ölçülerek 10 metre olduğunun tespit edildiği, 15 metre altı yollardan ilçe belediyelerinin sorumlu olacaklarına dair ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/2445 sayılı meclis kararının yine aynı belediye meclisinin 08.10.2019 tarih ve 1250 sayılı kararı ile iptal edildiği ve alınan iş bu kararla 12 metre altındaki yollarda sorumluluğun ilçe belediyelerine ait olduğu, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, emsal ile dava konusu taşınmazın vergiye ilişkin değerleri de kıyaslanmak suretiyle bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu gözetilerek davanın kabulüne, bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf payının davaya konu yol olan alana isabet eden hisselerinin iptali ile terkinine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın bir kısmına yol olarak el atıldığı, davalıların ise yola isabet eden paylarının iptaline karar verilmesi gerekirken mahkemece davalı ...'nin tapudaki tüm payına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "6.000,25 " sayısının hükümden çıkartılması, yerine "149,77" sayısı yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13096, K. 2026/5123, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13096-e-2026-5123-k-15e18f71dedb