Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8353 E. 2026/5052 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8353
- Karar No
- 2026/5052
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1207 Esas, 2025/765 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/334 Esas, 2023/61 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 1 75... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanı olarak ayrılmak suretiyle, 1 87... parsel sayılı taşınmaza ise 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kültürel tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazlara müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminatın yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlara müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin diğer bir ifadeyle hukuki el atma iddiasına dayalı davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle ve kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tapuda müfrez dutluk olarak kayıtlı olduğu, 1 75... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanında kaldığı, 1 87... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kültürel tesis alanında kaldığı, dava konusu taşınmazlara davalı idarece fiili bir el atmanın bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların arsa vasfında kabul edilip emsal araştırması yapılarak değer belirlendiğinin anlaşıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir tazminat bedeli tespitinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporu uyarınca keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazlara fiilen el atılmadığı, dava konusu 1 75... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "belediye hizmet alanı" olarak ve dava konusu 1 87... parsel sayılı taşınmazın ise 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "kültürel tesis alanı" olarak ayrıldığı ve 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 uyarınca hukuken el atıldığı anlaşılmakla, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmünün getirildiği gözetildiğinde, Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu harca tabi davada maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir ise de vekâlet ücreti hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin gerek istinaf gerekse temyiz dilekçesinde bu hususa ilişkin bir başvurusu bulunmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.