Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12608 E. 2026/4812 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12608
- Karar No
- 2026/4812
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1052 Esas, 2025/1266 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/278 Esas, 2024/461 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ..., .... Mahallesi 6 10... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "itfaiye alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasına ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu, lehlerine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ve tazminat bedeline yasal faiz yerine kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kendilerince el atılmadığını, başka bir surette de kullanımlarının bulunmadığını, mülkiyet hakkını kısıtlamadıklarını, emsal karşılaştırma yöntemine göre hazırlanan bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli nitelikte olmadığını, davada husumetlerinin bulunmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, dava açılmadan önce kendileri ile uzlaşma dava şartının gerçekleştirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın mevcut 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanı (itfaiye alanı) olarak planlı olduğu, taşınmazın arsa kabul edilerek taşınmaza davalı tarafından hukuki el atma olduğunun kabulü ile özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerinin mahkemece tespit edilmesinde, emsal taşınmaz olarak aynı yer 6 40... parsel sayılı taşınmazın alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu ile emsal taşınmazın her ikisinin de dava tarihi olan 2023 yılı itibarıyla arsa metrekare birim değerinin 266,33 TL olmasına karşın mukayese kriterinde asgari emlak beyan değeri gözönüne alınarak dava konusu taşınmaza eksik puanlama verilmesi hatalı ise de davacı tarafın bedel yönüyle istinaf itirazı bulunmadığı dikkate alınarak eleştiri konusu yapılmakla yetinildiği, bu durumda dava konusu ve emsal taşınmaz için yapılan mukayese kriterlerine eksiklik / üstünlük katsayısı 0,72 bulunarak dava konusu taşınmazın 2023 yılı itibarıyla metrekare fiyatı 1.305,00 TL'den hareketle hükümde belirtilen miktarda kamulaştırmasız el atma tazminatının belirlenmesinin isabetli olduğu, kamulaştırmasız el atma niteliği itibarıyla haksız fiil olduğundan tazminat bedeline yasal faiz uygulanması ile dava konusu taşınmaza davalı tarafından fiili olarak el atılmadığından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanında kalan taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.