Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1207 E. 2025/11933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1207
Karar No
2025/11933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/679 Esas, 2024/1392 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/68 Esas, 2023/237 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Ek kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Adıyaman ili, ..., Mahallesi 13 ada 455 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski hale getirme talepli dilekçenin değerlendirilmediğini, dosyanın kesinleştirme yapılmasının hatalı olduğunu, istinaf taleplerinin usulüne uygun bir şekilde yapıldığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği ve verilen bu kararın taraf vekillerince istinaf edildiği, davacı vekili tarafından 23.10.2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafından istinaf taleplerinden feragat edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeniyle 24.10.2023 tarihli ek karar ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davalı idare vekili Avukat ...'ya İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının 24.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin ise 10.10.2023 tarihinde Uyap Bilişim Sistemi üzerinden gönderildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 92/2 maddesinin " Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter" düzenlemesi karşısında davalı vekili tarafından 2 haftalık istinaf süresi geçtikten sonra istinaf dilekçesi verildiğinden davalı idare vekilinin istinaf isteminin süresinde olmadığı, kaldı ki her ne kadar davalı vekili tarafından 10.10.2023 tarihli "davacı tarafın istinaf dilekçesine cevap dilekçesi"nde de istinaf ettiği belirtilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri; "Madde 348- (1) İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.(2) İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir " şeklinde düzenlendiği, davacının istinaftan feragat beyanı, dosya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gelmeden değerlendirilerek reddine karar verildiğinden, davalının katılma yoluyla istinaf talebinin de reddi gerektiği, ayrıca davalı idare vekili tarafından 17.10.2023 tarihli eski hale getirme istemli dilekçesi ile süre yönünden eski hale getirmesini talep etmş ise de davalı tarafın istinaf başvuru süresinin 09.10.2023 tarihi itibarıyla sona erdiği, istinaf süresinin sona erdiği tarih olan 09.10.2023 tarihi itibarıyla davalı vekilinin raporlu olduğuna dair hekim raporunun ibraz olunmadığı, ibraz olunan 17.10.2023 tarihli belgenin kurum tarafından verilen personel izin belgesi olduğu, davalı vekili tarafından iddia olunduğu şekilde 09.10.2023 tarihi itibarıyla davalı vekilinin hastane girişine ilişkin belgenin ibraz edilmediği, bu nedenle eski hale getirme koşulları oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesince ek karar ile istinaf isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ek kararın usul ve kanuna, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında verilen karara karşı davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddi hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın davalı idare tarafından süresinde istinaf edilmediği, her ne kadar davacının istinaf dilekçesi üzerine davalı idare vekili tarafından katılma yoluyla istinaf talebinde bulunulmuş ise de davacı vekilinin istinaftan feragat beyanı nedeniyle dosya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine gelmeden değerlendirilerek başvurunun reddine karar verildiğinden, davalının katılma yoluyla istinaf talebinin de reddi gerektiği, davalı idare vekili tarafından her ne kadar eski hale getirme istenmiş ise de istinaf süresinin sona erdiği tarih olan 09.10.2023 tarihi itibarıyla davalı vekilinin raporlu olduğuna dair hekim raporunun ibraz edilmediği, bu nedenle eski hale getirme koşullarının da oluşmadığı anlaşılmıştır.

3.Temyizen incelenen karar, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1207, K. 2025/11933, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1207-e-2025-11933-k-9480f8f35363