Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1202 E. 2025/6421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1202
- Karar No
- 2025/6421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1221 E., 2024/3101 K. DAVA TARİHİ : 04.11.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/458 E., 2023/218 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Suudi Arabistan'da bulunan işyerinde 09.02.2018-09.08.2020 tarihleri arası oto elektrik ustası olarak çalıştığını, ücretinin net 2.300,00 USD olduğunu, davacının ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü 06.00-21.00 saatleri arasında çalışıp ayda 2 gün hafta tatili kullanabildiğini, işverence işten çıkartılmasına rağmen pasaportu ve uçak bileti karşılığında ailevi sebeplerden dolayı istifa ettiğine dair dilekçe imzaladığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 12.02.2018-04.05.2018 tarihleri arasında oto elektrikçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işçinin istifası üzerine sonlandığını, davacının ücretinin net 5.625,00 SAR olduğunu, taraflar arasında ücretin USD cinsinden belirlenmesi veya ödenmesi gibi bir durumun olmadığını, davacının fazla çalışma yapması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması hâlinde karşılığının bordroya yansıtılarak ödendiğini, bordroların imzalı olduğunu, mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, Suudi Arabistan'da dinî bayramların ve 23 Eylül gününün tatil olduğunu ve çalışmanın yasak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 09.02.2018-09.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı, davalı yanca dosyaya sunulan bordroların tamamının imzalı olduğu ve değişen saatlerde fazla çalışma tahakkuku içerdiği, davacı tanıklarının tamamının davalıya karşı davası bulunduğu, fazla çalışma tahakkuku içeren bordrolarda gösterilen fazla çalışma saatinden daha fazla çalışıldığının ancak yazılı delille ispatlanabileceği, dosya kapsamında bu hususta delil bulunmadığı, davacının fazla çalışma ücret alacağının bulunmadığı, imzalı bordroların hafta tatili ücret tahakkuku içerdiği, davacının hafta tatili ücret alacağının bulunmadığı, davacının 48,5 gün yıllık izin kullandığı ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı, davalı tarafça sunulan bordrolarda ulusal bayram ve genel tatil ücret tahakkuku bulunmadığı, davacı tanıkları resmî bayramlarda çalışıldığını beyan etmiş ise de tanıkların işverene karşı davası bulunduğundan beyanlarının hükme esas alınabilmesi için başkaca delillerle desteklenmesi gerektiği, davalı tanığının beyanları dikkate alınarak davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını kanıtladığı, davalı tarafın mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini iddia ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde tarafların Türk hukukunu seçtiklerinin anlaşıldığı, Suudi Arabistan hukukunun uygulanması yönündeki itiraza itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların işverene karşı davaları bulunması nedeniyle tanıklıklarına itibar edilemeyeceği, davacının sunulan bir kısım ücret bordrolarının imzalı olduğu, bordrolarda her ay değişen miktarda fazla çalışma ile tatil çalışması tahakkuku bulunduğu, bordro hilesi yapıldığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, ayrıca karar gerekçesinde davacının 9.078,95 SAR brüt ücretle çalıştığının açıklandığı, hüküm "net" miktarlar üzerinden kurulduğundan gerekçe ile hüküm kısmı arasında çelişki olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin net 8.625,00 SAR olduğunu, bordroların hileli olduğunu, 2. Ücret bordrolarında gösterilen fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarının bu ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, fazla ödeme var ise bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı ile fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesaplanması ve karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.