Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11966 E. 2026/2566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11966
Karar No
2026/2566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/769 Esas, 2024/1974 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/336 Esas, 2023/22 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 17 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını; taşınmazın değerinin uzman bilirkişilerce tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/121 Değişik iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, değişik iş dosyasında tespit edilen bedelin düşük olduğunu, söz konusu bölgede dairelerin ortalama fiyatının 400-500 bin TL civarında olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu ve bulunduğu mevkii itibari ile şehrin tüm alt ve üst yapı olanaklarından faydalandığını ve kamulaştırmaya konu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazdan daha önce düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığından, bir kez daha düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu konum dikkate alındığında hesap olunan kamulaştırma bedeli gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan değerlendirmelerin hiçbir teknik ve bilimsel veriye dayanmadığını kabul edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin kısmı ile üzerinde bulunan muhdesatların kamulaştırma bedeli bilirkişiler tarafından az tespit edildiğini, metrekare birim fiyatının en az 1900-2000 TL olması gerekirken bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında dava konusu taşınmaz emsale göre 1 kat değerli olduğu kabul edilerek taşınmaz metrekare birim fiyatı 999,48 TL kabul edilerek hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmaz karşılaştırıldığında aralarında çok büyük değer farklılığı bulunduğunu, TKGM parsel sorgulaması üzerinde dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmaza bakıldığında bu durumun açık bir şekilde görüldüğünü, dava konusu taşınmazın yapı yoğunluğu yanlış değerlendirildiğini, dava konusu taşınmaz TOKİ kapsamına alınmadan önceki inşaat yapım yoğunluğunun 1.80 olduğu, dava konusu taşınmazın değeri tespit edilirken taşınmazdan fazla düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, emsal alınan taşınmazın imar nedeniyle kesilen düzenleme ortaklık payı kesintisi dikkate alınmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan değişik yaş ve cinsteki ağaçların değerinin çok az tespit edildiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekilleri istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu gözetilerek maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11966, K. 2026/2566, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11966-e-2026-2566-k-42bedbc3705f