Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1137 E. 2025/12020 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1137
Karar No
2025/12020
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1256 Esas, 2024/2073 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/349 Esas, 2023/7 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 1161 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedel ile bu dosyada belirlenen bedel arasında yüksek fark bulunduğunu, acele kamulaştırma dosyasında ödenen bedelin dava tarihi itibarıyla güncel değerinin tespit edilmesi ve bu dosyada belirlenen kamulaştırma bedelinden güncel haliyle düşülmesi gerektiğini, taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi olmadığı belirtilmesine rağmen terk oranının düzenleme ortaklık payı olarak değerlendirildiğini, düzenleme ortaklık payı hakkında fen raporu alınması gerektiğini, seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, tek emsal kullanılmasının hatalı olduğunu, idarece emsal olarak kullanılan .... Mahallesi 1303 ada 41 parselin emsal alınmasının uygun olacağını, taşınmazın halihazırdaki durumu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişilerce tespit edilen kamulaştırma bedelinin bilimsel esaslara, yasal düzenlemelere ve konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ve yargılama esnasında dile getirilen hususların dikkate alınmadan karar verildiğini, dava konusu taşınmaz belediye sınırları içerisinde, her türlü belediye hizmetlerinden faydalanmakta olup, arsa vasfında olduğunu, objektif değer artırıcı unsurların değerlendirmeye alınmadığını, metrekare değerinin düşük tespit edildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin emsal rayici yansıtmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın dava konusu taşınmazla aynı mahalde olmadığı gibi taşınmaza benzerliği yanında fiziksel yakınlığı da bulunmadığından emsalin uygun emsal olmadığını, taşınmazın kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar, her unsurun ayrı ayrı değeri, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin ne olduğu, bu taşınmazların değerini artırabilecek veya eksiltebilecek yönlerin tespit edilmesi gerektiğini, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, taşınmazın hemen yakınında bulunan Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/137 Esas sayılı dosyası ile taşınmazın metrekare birim fiyatına 2017 yılında 5.080,61 TL/m² ve yine Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/68 Esas sayılı dosyası ile 2017 yılında 4.050,00 TL/m² bedel tespit edildiğini, güçlü delil niteliğinde olan emsal taşınmazlara tespit edilen kamulaştırma bedellerinin hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını, bu durumun yeknesaklık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, soyut değerlendirmeler ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak davaya konu taşınmazın metrekare değerinin belirlenmesinin, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının sınıfı belirlenerek, resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer tespitinin kanuna ve Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu gibi davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı ve davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde bildirdiği, Trabzon 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/137 Esas sayılı dosyasında 421 ada 61 parsel sayılı taşınmaza imar parseli olarak 24.02.2017 tarihi itibarıyla biçilen 5.080,61 TL/m² bedel Yargıtay incelemesinden geçerek uygun bulunmuş olup, bu bedel endeks uygulanarak eldeki dava tarihine getirildiğinde yaklaşık 15.000,00 TL bedele ulaşılmakta ise de dava dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde 421 ada 61 parsel sayılı taşınmazın .... Mahallesinin ana caddesi üzerinde ..... Caddesi ile .... Caddesinin birleştiği noktada bulunan bir köşe parseli olup dava konusu taşınmaza göre daha değerli konumda bulunması nedeniyle dava konusu taşınmaz için tespit edilen metrekare birim fiyatında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1137, K. 2025/12020, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1137-e-2025-12020-k-6ecbec68c854