Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11219 E. 2026/2160 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11219
Karar No
2026/2160
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2691 Esas, 2025/1000 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/71 Esas, 2024/378 Karar

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünün 11.03.1986 tarihli ve 986/02 sayılı kararına istinaden Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 32... parselde kayıtlı taşınmazın maliki ... ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş olarak tespit edilerek kamulaştırıldığını, ancak davalı tarafından rızaen tapudan ferağın bugüne kadar verilmediğini, kamulaştırma işleminin tesis edildiği tarihte yürülükte bulunan 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarıca davalı müflis şirket adına olan hissenin tapu kaydının iptal edilerek 703 sayılı KHK'nın 12 nci maddesi uyarınca Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kamulaştırma kararının tebliğinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafça kamulaştırma kararının davalı şirket muhasebecisi ...'a tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de dosyada bu tebliğe ilişkin herhangi bir delil veya belge olmadığı gibi bahse konu kişi şirketin temsile yetkili kişisi olmadığından yapılan tebligatın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yine huzurdaki davanın kamulaştırma kararından sonra yasal süre içinde ikame edilmediğini, kamulaştırma bedeli davalıya ödenmediğinden ortada kesinleşmiş bir kamulaştırmanın söz konusu olmadığını, davacı tarafın taşınmaza el attığını ve taşınmazı hukuka aykırı olarak kullandığını, Malatya İflas Müdürlüğünün 2016/4 sayılı iflas dosyasında kamulaştırmasız el atmadan dolayı davacı kuruma başvuru yapılarak ecrimisil bedelinin ödenmesi talep edildiğinden iflas masasının bu yazısı üzerine davacı kurumun huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı ikame ettiğini, bedelin tespiti yönünden bir kıymet takdiri raporu mevcut olmadığından, kamulaştırma yapılacak olsa bile bedelin dava tarihi dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek haksız davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla kamulaştırma bedelinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince kaldırma kararı sonrası eksik inceleme yapıldığını, tebliğ evrakının aslının noterlikten istenmediğini, kamulaştırma evrakının tebliğ edildiği kişinin davalı İflas İdaresi tarafından şirketin yetkili Personel müdürü olduğunun belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tebliğ alan kişinin tebliğe yetkili kişilerden olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13 üncü maddesine uygun olarak tebliğin yapılmış olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan araştırmada, dava konusu taşınmaza yönelik herhangi bir tezyidi bedel ya da tenkisi bedel davasının bulunmadığı ve davacı idare tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma belgelerinin incelenmesinde kamulaştırmaya konu 32... , 2, 23... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak 4.024.860 TL, 10.721.200 TL (dava konusu 23 parsel için), 6.672.000 TL ve 5.114.000 TL olmak üzere kamulaştırılmak istenen bu taşınmazlar için toplam 26.531.860 TL kıymet takdirinin yapıldığını, dosya kapsamındaki bloke evrakının incelenmesi sonucu, Ziraat Bankası'na ait tahsil fişlerine göre davacı idare tarafından kamulaştırma bedeli olarak 6.672.000 TL, 15.835.000 TL ve 4.024.860 TL olmak üzere toplam 26.531.860 TL'nin bankaya kayıtsız ve şartsız bloke edildiğini ve kamulaştırmaya ilişkin noter tebligatının dava konusu taşınmaz yönünden muhabereci ...'a tebliğ edildiği, Mahkemece ve Dairelerince istinaf aşamasında yapılan araştırmaya göre ...'un tebliğ tarihi itibarıyla şirketi temsile yetkili kişilerden olmadığı; fakat şirkette daimi çalışan kişi olduğu, bu kapsamda 7201 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinde “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir”, 13 üncü maddesinde ise “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.” hükümleri yer aldığını, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21 inci maddesinde ise “(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.” hükümleri yer aldığı, anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede ilgili noter tebligat suretinin Noterlikten getirtilmesi sonucu, şirket çalışanı olun ...'un muhabereci, bir diğer ifadeyle şirketin iletişiminden sorumlu kişi olduğu, bu itibarla şirketin evrak kayıt yetkilisi olduğu, davacı idare tarafından yapılan kamulaştırma işleminin usule uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olması sebebiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulü kararı doğru olmakla birlikte tescil hükmünün Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tescil edilmemesinin hatalı olduğunu, davacı kurum lehine nispi vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, tapu kaydının tüm ipotek ve haciz şerhlerinden ari olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kamulaştırma kararının tebliğinin usul ve kanunlara aykırı olması sebebiyle kabul kararının hatalı olduğunu, aynı konuda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin farklı karar verdiğini, kamulaştırma kararından sonra yasal süresi içinde dava ikame edilmediğini, kamulaştırma bedelinin davalıya ödenmediğinden ortada kesinleşmiş bir kamulaştırma kararı olmadığını, davacı tarafın taşınmaza kamulaştırmasız el atarak taşınmazı hukuka aykırı olarak kullandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık; 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11219, K. 2026/2160, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11219-e-2026-2160-k-96249daf39e9