Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10786 E. 2026/5206 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10786
Karar No
2026/5206
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1549 Esas, 2025/989 Karar KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/461 Esas, 2023/263 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 56... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol olarak kullanıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmazın ... yetki ve sorumluluğunda kalması nedeniyle husumete ilişkin itirazlarının bulunduğunu, bahse konu alanın, yol olarak tescil harici bırakılması gerekirken yine yol niteliğiyle bire bir düzenleme ortaklık payı kesinti ölçüsüyle örtüşür şekilde, sehven bir kısım malikler ile Kumbağ Belediye Başkanlığı adına tapuya tescil edildiğini, ancak bu tescilin açıkça hatalı olduğunu, yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın toplam alanının 3.801,31 m² olduğunu, müvekkillerinin 1.224,00 m²lik kısmına sahip olduğunu, bu kısım üzerinden terkin kararı verilmesi gerekirken tamamının terkinine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın metrekare birim fiyatının düşük tespit edildiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ne şekilde el atıldığının kararda açıklanmadığını, dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak oluşan yol niteliğinde bir taşınmaz olduğunu ve encümen kararıyla düzenleme ortaklık payı kesintileriyle yol niteliğiyle kamu hizmetine ayrıldığını, sehven bir kısım malikler ile ... Belediye Başkanlığı adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın tamamına yönelik metrekare üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı bulunduğunu ileri sürmüştür.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda projelendirilmiş herhangi bir yol yapım çalışması bulunmadığından dava konusu taşınmaza fiilen yada hukuken el atmasının söz konusu olmadığını, 2005 tarihli encümen kararına göre tapuda davacılar adına tescil işleminin kanun maddesi gereğince hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu alanların ... sorumluluğunda olması nedeniyle davanın müvekkil idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi ve el atma tarihinin tespiti gerektiğini ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesindeki düzenleme uyarınca, imar uygulaması düzenleme ortaklık payı karşılığı yol olarak ayrılan ve fiilen de yol olarak kullanılan, fakat her nasılsa tapuya kaydedilen taşınmazdaki davacılara ait hisseler için tazminat talep edilemeyeceğinden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin daha önceden ... Belediye Başkanlığına yazılı olarak bavurusu sonucunda taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiğini, söz konusu parselin düzenleme ortaklık payı kesintisi için oluşturulduğu iddiasında bulunulmadığını, ... Belediye Başkanlığı Meclis kararında bazı parsellerden düzenleme ortaklık payı paylarının fazladan alındığının açıkça belirtildiğini, fazladan alınan düzenleme ortaklık payı paylarının hak sahipleri adına mecburen tapuya şerh edildiğini, ancak kamulaştırma yapılmadığını, başka hissedar tarafından açılan davanın kabulüne dair kararın Bölge Adliye Mahkemesinin aynı Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, Belediyenin vermiş olduğu hatalı cevap nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10786, K. 2026/5206, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10786-e-2026-5206-k-668a5415ce07