Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11804 E. 2026/5234 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11804
Karar No
2026/5234
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/628 Esas, 2025/1100 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların hissedarı olduğu Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 1 10... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılmadığını, dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürünün yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın davalı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2021/102 Esas, 2023/141 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2024 tarihli ve 2023/989 Esas, 2024/1093 Karar sayılı kararıyla arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ancak kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda davalı idare peşin harç ve ıslah harcından muaf olup başvurma harcı ile keşif harcından muaf olmadığından, bu harçların yargılama giderleri kaleminde değerlendirilerek davalı idareden alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerekirken davacılara iadesine karar verilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacılar vekilinin 04.03.2025 tarihli dilekçesi ile davayı geri aldıklarını beyan ettiği anlaşılmış olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinde yer alan “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle: 22.07.2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir” hükmü gözetilerek, davalı idare vekillerinin geri alma talebine muvafakatlarının olup olmadığı hususunda beyanları alınıp rızaları olduğu takdirde davanın geri alınması sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceğinden, işin esasına ilişkin sair temyiz itirazları incelenmeden kararın usulen bozulması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma kararı doğrultusunda, 6100 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesi gereğince davalı idare vekilinin, davacıların davanın geri alması taleplerine muvafakatlarının olup olmadığı hususunda beyanlarının alınması için ihtaratlı tebliğ yapıldığı, yapılan tebliğe rağmen davalı idare tarafından davacıların geri alma talebine açık muvafakat ettiklerine dair herhangi bir beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin faize yönelik iptal kararı doğrultusunda bozma sonrası dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının uygulanması gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerinin esas alınması gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmaza davalı idarece 1983 yılından sonra fiilen el atıldığı anlaşıldığından kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle değişik 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ile "09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında” fiilen kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara ilişkin açılacak davalarda dava açılmadan önce uzlaşma usulünün uygulanmasının dava şartı olarak düzenlendiği anlaşılmış olup 1983 sonrası el atıldığı anlaşılan eldeki davada uzlaşma dava şartı aranmaksızın işin esasına girilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11804, K. 2026/5234, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11804-e-2026-5234-k-3641bcb1f9a7