Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10772 E. 2025/17447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10772
- Karar No
- 2025/17447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1943 Esas, 2025/965 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/377 Esas, 2023/272 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 21 55... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın tarla niteliğinde olmadığını, arsa niteliğinde olduğunu, davacı tarafın taşınmaz için belirlediği bedelin çok düşük olduğunu, benzer mahiyetteki taşınmazların çok daha yüksek fiyatla yakın tarihte satışları yapıldığını, satışların ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, ... ilçesinin konumu itibarıyla değerli bir ilçe olduğunu, ..'a bir saat, ..'ya iki saatlik uzaklıkta olduğunu, davacı kurum tarafından yapılan kıymet taktirinin çok eski tarihli olduğunu, ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu, tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat arttığını beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek gerçek değeri üzerinden kamulaştırmasını, aksi hâlde davanın reddini, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idarenin oluşturduğu kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği bedel ile bilirkişilerce tespit edilen bedel arasında ciddi fark bulunduğunu, bilirkişilerce değerinden fazla bedel tespit edildiğini, taşınmaz tarla vasfında iken arsa vasfında kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, konu ile ilgili ... Belediyesinin yazısı dikkate alınmışsa da belediyenin bölgedeki her taşınmaz için aynı cevabı verdiği ve verdiği cevabın gerçeklikten uzak olduğunu, keşif esnasında dahi içerisine zor girilen taşınmazın tarla vasfı tartışmasız iken belediye yazı cevabına dayanılarak arsa olarak kabul edilemeyeceğini, taşınmazın meskun mahalde yer almadığı ve belediye hizmetlerinden faydalanmadığını ve malikler tarafından da zirai faaliyetler için kullanıldığını, kendilerini farklı vekiller ile temsil eden davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken her vekil için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde talepleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazlara ilişkin hiçbir araştırma yapılmaksızın bilirkişi ek raporu içerisinde incelenmemesinin kanun ve usule aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz Yerel Mahkeme tarafından arsa vasfında kabul edilmişse de, tek esas alınan 12 sayılı emsal gayrimenkulün ''tarla vasfında'' olduğunu, ek rapor içindeki karşılaştırma tablosu içerisinde dikkate alınan kriterlerin toplamı olarak emsal alınan 12 sayılı taşınmaza ilişkin belirlenen katsayı, dava konusu taşınmaza komşu ve kamulaştırma konusu olan başkaca taşınmazlar için farklı bir rakam olarak girilmiş olup; bu durumun dosyalar arası hakkaniyetsizliklere sebep olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun olmadığını, taşınmazın nitelikleri ve konum özellikleri dikkate alındığında belirlenen metrekare bedelinin çok düşük kaldığını, taşınmaz üzerindeki ağaçlara bedel takdir edilmemesini kabul etmediklerini, müvekkillere ilişkin verilen faiz kararlarının enflasyona oranla çok düşük kaldığını 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı 5/4/2023 tarihli ve 1/8/2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile '' 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE", karar verildiğini, yapılan yeni düzenleme ile müvekkiller açısından devlet kamu gücü ile mülkiyet hakkının ortadan kaldırıldığı, kamulaştırma işlemi dolayısı ile içinde bulunduğumuz enflasyonist dönem itibarıyla kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline yasal faiz yerine mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, ağaçlara bedel takdir edilmemesini kabul etmediklerini, müvekkillerine verilen faiz kararlarının enflasyona oranla çok düşük kaldığını buna rağmen iyileştirme yapmaksızın karar verilmesinin mülkiyet hakkı ihlali niteliğinde olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak üzerindeki ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.