Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10769 E. 2025/14362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10769
Karar No
2025/14362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2993 Esas, 2025/936 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/584 Esas, 2023/216 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... 63 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, taşınmaz üzerindeki mahsul ve mütemmim cüz bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporu ile acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artışının daha yüksek uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazların arazi vasfında değerlendirildiğini, aksi kabul edilse bile emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin daha düşük, objektif değer artışının daha yüksek oranda alınması gerektiğini. kamulaştırmadan arta kalan kısımda %100 oranında değer azalışı meydana geldiğini, bu kısmın da bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanımının neredeyse imkansız hale gelmesi nedeniyle bu kısmında kamulaştırılmasını, bunun kabul edilmemesi halinde değer azalışı bedeline hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, objektif değer artışına etki edecek pek çok unsurun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... Mahallesi 15... parsel sayılı taşınmaza ait kayıtların dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, Dairelerince bu eksikliğin giderildiği, incelenmesinde kadastral parsel niteliğinde olduğu, düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının yerinde olduğu, rayiçler arasında ters orantı olmadığı, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın 0,788 katı değerli olduğu, metrekare birim fiyatının bu kıyasa göre 166,53 TL/m² olarak belirlendiği, kamulaştırmadan arta kalan alan yönünden herhangi bir değer azalışı olmayacağının değerlendirildiği, Dairelerinin 2022/3981 Esas sayılı dosyasında incelenen ve dava konusu taşınmaza çok yakın konumda bulunan ... 51 parsel yönünden 04.09.2020 tarihi itibarıyla arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek metrekare birim fiyatının 166,53 TL/m² olarak tespit edildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/6292 Esas, 2025/2647 Karar sayılı kararıyla kararın onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, tespit edilen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varıldığı, yine 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare ve bir kısım davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasından arta kalan 323,96 m²lik kısmın tek başına yapılaşma imkânının olup olmadığı, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın kalan bu kısmında yapılaşmada kısıtlılık meydana gelip gelmediği ve kısıtlama meydana geldi ise oranının ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak taşınmazın kullanım amacı, yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırmanın amacı nazara alınarak arta kalan kısımda değer kaybı gerekip gerekmediği denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10769, K. 2025/14362, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10769-e-2025-14362-k-033e543122c1