Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10578 E. 2026/8345 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10578
Karar No
2026/8345
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3061 Esas, 2025/1131 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.05.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 812 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarla vasfında değil arsa vasfında olduğunu, her türlü alt yapı hizmetine ve çok önemli projelere çok yakın olduğunu, taşınmazın tarla olarak kabul edilmesi durumunda ise sulu tarım arazisi olduğunun dikkate alınması ve en az % 500- 600 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, davanın Kasım ayında açıldığı gözetilerek sadece 2022 yılı zirai verilerine dayalı bir hesaplama ile yetinilmemesi gerektiğini ileri sürerek taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdan devlet yolu geçeceğinden kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer artışı oluşacağını, bu husus dikkate alınmadan arta kalan kısım için değer azalışı hükmedilmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgede daha önce açılan bedel tespit ve tescil davalarında %230 objektif değer artış oranı uygulandığı hâlde, bu dosyada daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, aynı tarihte açılan acele kamulaştırma davasında belirlenen bedelden 3 kat daha fazla bedele hükmedildiğini, 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası iptal edildiğinden faiz hükmü kurulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedellerinin hakkaniyetli şekilde belirlenmesi gerektiğini, münavebe ürünlerinin hatalı olduğunu, arta kalan kısım için değer kaybı oranının en az %90 olarak alınması gerektiğini, 2022 yılının Ocak ayı ile Kasım ayı arasında ekonomik açıdan bir fark olmadığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazın konum ve özelliklerine göre özellikle de önceki yıllarda aynı yörede açılan dava dosyalarında belirlenen sonuç metrekare değerleri ile kıyaslama yapıldığında uygulanan objektif değer artış oranının makul ve adil olduğu, arta kalan kısma takdir edilen değer azalışı oranında bir isabetsizlik görülmediği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde dava tarihinin dört ay sonrasından itibaren karar tarihine kadar kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesi de yerinde olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesince özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiş, Anayasa Mahkemenin iptal kararının görülmekte olan tüm davalara hakkaniyet gereği derhal uygulanması ve kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik durumu gözetilerek takdir edilen değer azalışı oranında bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerekir.

Ne var ki bu hususun giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 nci bendinin çıkartılması, yerine "Tespit edilen 1.271.572,61 TL kamulaştırma bedelinden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/48 Değişik İş sayılı acele kamulaştırma dosyasından tespit edilen acele kamulaştırma bedeli olan 409.279,23 TL'nin mahsubu ile 862.293,38 TL fark kamulaştırma bedeline davanın açıldığı 15.11.2022 tarihinden karar tarihi olan 12.07.2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulanmasına ve davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10578, K. 2026/8345, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10578-e-2026-8345-k-eebd22c07020