Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10442 E. 2026/2429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10442
- Karar No
- 2026/2429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4362 Esas, 2025/1327 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/602 Esas, 2024/427 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Afyonkarahisar ili, ... Mahallesi 55... parsel numaralı taşınmazın bir kısmına malik iken bu taşınmazda imar uygulaması yapıldığını, müvekkillerinin hisselerinden önce düzenleme ortaklık payı kesildiğini, bir kısım payına imar parsellerinden yer verildikten sonra da dava konusu 1.243,00 m² yerin ise bedele çevrildiğini, dava konusu bedele çevrilen kısım ile ilgili şimdiye kadar ne tebligat gönderildiğini ne de bir ödeme yapıldığını ileri sürerek taşınmazın şuyulandırma bedelinden şimdilik 2.500,00 TL'nin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından tebligat yapılmadığından bahisle dava açılmış ise de imar uygulamasından kaynaklı bedel listelerden görüleceği üzere hak sahiplerine bedelin ödendiğini, davaya konu uygulama sonucu oluşan taşınmazların tapuda devir işlemlerine konu olduğunu, hak sahiplerinin devir işlemleri yaptığı ve emlak beyannamesi verdiği göz önüne alındığında işlemden haberdar olunmadığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak sahiplerinin devir işlemleri yaptığı ve emlak beyannamesi verdiği göz önüne alındığında işlemden haberdar olmadığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazlardan daha değerli olduğunu, bilirkişiler tarafından taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin hatalı değerlendirildiğini, taşınmazın değer tespitinin tescil edildiği tarih esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilerek belirlenmesi gerekirken dava konusu taşınmazın bugünkü niteliklerine göre değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa niteliğindeki taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilerek dosya kapsamına ve bilirkişi kurulu raporundaki gerekçeye göre emsal taşınmazla davaya konu taşınmazın her ikisinin de aynı değerde olduğu hususu da kabul edilerek neticeten davaya konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla metrekare birim bedelinin tespiti ile buna göre davaya konu taşınmazın bedelinin belirlenmesinin yöntem olarak doğru olduğu, 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddesi ile yapılan değişiklik gereğince maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin isabetli görüldüğü gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payının karşılığının artırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.