Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1042 E. 2025/12128 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1042
- Karar No
- 2025/12128
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1986/4 Esas, 1987/301 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 16 ncı maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 11.08.1987 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Mahkemenin 11.08.1987 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. İkinci fıkrasına göre; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında karar kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü maddeleri hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. Üçüncü fıkrasına göre; bu Kanun'da bölge adliye mahkemelerine görev verilen hâllerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un bu Kanun'a aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Aynı maddenin (2) fıkrası gereğince bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır ve 1086 sayılı Kanun'un 432 nci maddesine göre temyiz süresi 15 gündür. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkeme tarafından verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar vekiline tebliğ edilmesi gerektiği, her ne kadar ek karar içeriğinde kararın davalılar vekiline 30.06.1987 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de dosyada tebligat parçasına rastlanılamadığı anlaşılmış olup; kararın davalı tarafça 28.07.1987 tarihinde temyiz yoluna süresinde başvurulduğunun kabulü ile temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin 11.08.1987 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalılara ait olan dava konusu .... ili, ..., .... köyü .... parsel sayılı taşınmazın köy tüzel kişiliği adına köy konağı, düğün salonu ve dükkan olarak kullanılmak amacıyla kamulaştırılmasına 14.07.1985 tarihinde karar verildiğini, kıymet takdir komisyonunca takdir edilen bedelin banka hesabına depo edildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleşmesine rağmen tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açmış oldukları davanın reddedildiğini, ancak henüz kesinleşmediğini, eldeki davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un mülga 16 ncı maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırma kararından davalıların da kabulünde olduğu üzere 18.10.1985 tarihinde haberdar oldukları, davacı idarenin kıymet takdir komisyonunca takdir edilen kamulaştırma bedelinin banka hesabına depo edildiği, davalı tarafça süresinde bedel artırım davası da açılmadığı, kamulaştırma işleminin iptali istemiyle idare mahkemesince açılan davanın ise reddedildiği, söz konusu kararın Danıştayın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla; kesinleşen kamulaştırma işlemi karşısında 2942 sayılı Kanun'un mülga 16 ncı maddesi gereğince dava konusu taşınmazın tapusunun iptal edilerek davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Mahkemece verilen 11.08.1987 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.