Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10949 E. 2024/13192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10949
- Karar No
- 2024/13192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1278 E., 2023/418 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... eşi ... 'nın davalı işveren nezdindeki ... ve Sabun Fabrikasında, 05.03.1976 tarihinden itibaren 2 yıla yakın kısa süreli mevsimlik işçi olarak çalıştığı 1977 yılında askere gittiği ve 20 ay askerlik yaptığını, ancak davalı iş yerindeki çalışmalarının eksik gösterilmiş olduğundan bahisle davalı iş yerinde geçen Kuruma bildirilmeyen çalışmalarını ve askerlikte geçen sürelerinin sigortalı hizmetten sayılmasına talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının eşine ait olan dosya içeriğine göre 22061124262505 sicil sayılı iş yerinden verilmiş 05.03.1976 tarihli işe giriş bildirgesi ve işveren davalıya ait iş yerinden verilmiş 16.06.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, Kuruma intikal eden çalışmalardan başka hizmetine rastlanılmadığını belirterek, çalışma iddialarının yöntemince araştırılması ve kanıtlanması gerektiğini Kurum yönünden davanın reddedilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarih, 2013/34 E.-2019/381 K. sayılı kararıyla davacının ... eşi ... 'nın 16.06.1980 tarihi öncesi hizmet tespit talebinin hak düşürücü süreye uğramış olduğu, 1980-1985 yıllarında cezaevinde bulunması, davalı şirketin 06.07.1989 tarihinde kapsamdan çıkarılmış olması ve sonrasında faaliyete devam ettiğinin belirlenememesi nedeniyle, bildirim yapılmış olan dönem sonrasındaki hizmetinin ispat edilemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; dosya içerisinde yer alan kayıtlar incelendiğinde; davalı ...'ın yargılama safahatı başlamadan önce vefat ettiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 55 inci maddesi uyarınca, "Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir”. Diğer taraftan, dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK’nın 28/I maddesi uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davaları, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında Mahkemece öncelikle taraf teşkili sağlanarak, dava başlamadan önce vefat eden davalı ...’ın tüm mirasçılarının davaya katılımı sağlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece bozma doğrultusunda davalının yasal mirasçıları tespit edilmiş, taraf teşkili tamamlanmış, tüm dosya kapsamı dinlenen davacı tanıklarıyla kamu tanıklarının beyanları alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacının 1980 yılı öncesi hizmetlerinin hak düşürücü süreye uğradığı 1980 sonrası hizmetlerinin ise davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne kararı verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439 uncu maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.