Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1016 E. 2025/11919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1016
- Karar No
- 2025/11919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/382 Esas, 2024/1848 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/573 Esas, 2023/652 Karar
Taraflar arasındaki davacı malikin muvafakati ile bedelsiz olarak terk edilen taşınmazın şartın gerçekleşmemesi nedeniyle tapusunun iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 2362 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 452,88 m²lik kısmının şartlı olarak 30.05.2000 tarihli ve 2000/694 sayılı .... Belediyesi Encümeni kararıyla ... alana terk olunduğunu, ancak sonrasında bu alanın yol ve kaldırım olarak kamu kullanımına tahsis edildiğini, yapılan işlemin kıyasen kamulaştırmadan vazgeçme niteliğinde olduğundan müvekkili mal sahibinin geri alma hakkının bulunduğunu, terk işleminin rızai değil imar planı gereğince zarureten yapıldığını, bedelsiz terk etme için öngörülen şartın gereğinin yerine getirilmediğini, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın ana arterde kalmadığının veya el atan idarenin müvekkili idare olmadığının tespit edilmesi halinde müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı .... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazda hukuki el atma söz konusu olduğundan davanın idare mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu nedenle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini, taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığından müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın eski 642 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluştuğunu ve davacı mâlik ...'in 07.04.1999 tarihli dilekçesine istinaden düzenlenen 19.04.1999 tarihli ve 99/374 sayılı İnşaat İstikâmet .... ile Belediye Encümenine Teklif Folyesi sonucunda kendi isteği ile ifraz ve terk işlemlerinin yapıldığını, davacı vekilince iddia edilenin aksine ... alanda müvekkili idare tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, bahsi geçen alanda .... Genel Müdürlüğü tarafından trafo tesis edildiğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 452,88 m²lik kısmının 30.05.2000 tarihli ve 2000/694 sayılı ... Belediyesi Encümeni kararıyla şartlı olarak ... alana terk olunduğunu, ancak sonrasında bu alanın yol ve kaldırım olarak kamu kullanımına tahsis edildiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunda tespit edilen değer üzerinden davanın ıslah edildiğini, buna karşın İlk Derece Mahkemesince taşınmazda terk edilen alanın kullanım amacının yine kamu yararına olduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiğini, yapılan işlemin kıyasen kamulaştırmadan vazgeçme niteliğinde olduğundan müvekkili mal sahibinin geri alma hakkının bulunduğunu, terk işleminin rızai değil imar planı gereğince zarureten yapıldığını, ... alanda kalan ağaçların bakımının 14 parsel malikince yapılacağı belirtilmekle ... alanın müvekkilinin tasarrufuna bırakıldığının açık olduğunu, bedelsiz terk etme için öngörülen şartın gereğinin yerine getirilmediğini, taşınmazın müvekkiline iadesini veya tazminat ödenmesi gerektiğini, aynı yönde Anayasa Mahkemesi kararları bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kayıtlarına göre dava konusu 2362 ada 14 parsel sayılı 131,17 m² yüzölçümlü kayden arsa nitelikli taşınmazın tamamının davacı ... adına kayıtlı olduğu, beyanlar hanesinde davalı ... Başkanlığının 30.05.2000 tarihli Encümen kararına dayanan “08.05.2000 tarihli ve 3752 yevmiye numarası ile; Belediye adına ... alan olarak terkin yapıldığı zamanki İmar Planında belirtilen amaç dışında kullanılamaz, bu yerdeki ağaçların bakımı 14 parsel maliki tarafından yapılacaktır” belirtmesi bulunduğu, dosyadaki belge ve bilgilere göre; Kartal Belediye Başkanlığının 30.05.2000 tarihli ve 2000/694 sayılı Encümen Kararı ile dava konusu taşınmazın (eski 642 ada 14 parsel sayılı taşınmazın) 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 15 inci ve 16 ncı maddeleri gereğince ifrazen, o tarihteki mevcut plan gereği "Umumi Hizmet Alanına" terk edilmesi gereken alanların terk edilmesine, kalan kısımda ruhsat işlemlerinin sürdürülmesine karar verildiği, buna göre 1.131,00 m² yüzölçümüne sahip parselin, 452,88 m²si Belediye adına ... alana, 513,12 m²si Belediye adına yola, 12,11 m² ve 8,83 m² olmak üzere toplam 20,94 m²sinin ... Genel Müdürlüğü alanına terk edildiği, geriye kalan 146,06 m² alanın ise 2362 ada 14 parsel olarak 08.06.2000 tarihli ve .... yevmiye numarası ile davacı adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 14,89 m²lik bölümünün 25.11.2009 tarihli ve .... yevmiye numarası ile Demiryollar Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğüne tahsisen Maliye Hazinesi tarafından kamulaştırıldığı, böylece söz konusu parselin yeni yüzölçümü olan 131,17 m²nin oluştuğu, taşınmazda 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması yapıldığını, bilirkişi tarafından hazırlanan krokide (A) ile gösterilen 72,72 m² yüzölçümlü alanın davacıya ait 2362 ada 14 parsel üzerinde bulunan 103 kapı numaralı bina sakinleri tarafından otopark olarak kullanılmakta olduğu, (B) ile gösterilen 134,96 m² yüzölçümlü alanın ağaçlandırılmış alan olduğu, (C) ile gösterilen 54,75 m² yüzölçümlü kısmın yeni ağaçlandırılmaya başlanmış alan olduğu, (D) ile gösterilen 131,87 m² yüzölçümlü kısmın yaya kaldırımı olarak kamunun kullanımına ayrılmış alan olduğu, (E) ile gösterilen 13,92 m² yüzölçümlü alanın davacıya ait 2362 ada 14 parsel üzerinde bulunan 103 kapı numaralı binanın girişinde yola bağlantı olarak kullanılan alan olduğu, (F) ile gösterilen 60,55 m² yüzölçümlü kısmın .... güzergahı sınırları içerisinde kalan alan olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunda ayrıca ... alanın toplam hesap alanı ile terk sırasındaki tapu alanı arasında 15,89 m² fark bulunduğu, otopark olarak kullanılan (A) ile gösterilen ve .... güzergah sınırları içerisinde kalan (F) ile gösterilen alan dışında kalan alanların Belediye tarafından ... alan olarak düzenlenebilir durumda olduğunun belirtildiği, bu durumda; davacının rızaen terk ettiği kısım, terk edildiği zamanki ölçümde değil ise de; sonuç olarak kamunun kullanımına tahsisli olduğu, zorunlu nedenlerle bir kısmının ... alan olarak korunamamış olmasının (örneğin kaldırım yapılmasının) amacı dışında kullanım olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasının yerinde olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki bedelsiz olarak terk edilen taşınmazın şartın gerçekleşmemesi nedeniyle tapusunun iptali ile davacı adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.