Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1004 E. 2025/11786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1004
- Karar No
- 2025/11786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1241 Esas, 2024/1797 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/248 Esas, 2023/510 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı ... adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ile feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., Mahallesi 352 parsel (yeni 170 ada 17 parsel) sayılı taşınmazın tamamının yol ve türbin alanı, 354 parsel (yeni 170 ada 8 parsel) sayılı taşınmazın 1.781,85 m2lik kısmının türbin alanı, 355 parsel (yeni 170 ada 7 parsel) sayılı taşınmazın 714,50 m2lik kısımının yol, 125 ada 362 parsel sayılı taşınmazın 21,50 m2lik kısmının yol olarak kullanılmak üzere kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele el koyma bedelinin mahsubu suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedelinin istinafın kaldırma kararı öncesi hüküm altına alınan kısmına dava tarihinden ilk karar tarihi olan 26.07.2021 tarihine kadar, istinafın kaldırma kararı sonrası hükmedilen kısmına ise dava tarihinden son karar tarihi olan 28.09.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, yol olarak kamulaştırılan kısımların tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların değeri hesaplanırken somut verilere dayanılmadığını, yine taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarına soyut ifadelerle değer kaybı takdir edildiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, istinafın kaldırma kararı öncesi depo edilen 301.539,49 TL'nin hüküm tesis edilirken dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, kapitalizasyon faiz oranının % 3 olarak uygulanması gerektiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken Devlet teşviklerinin dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken çok yüksek oranda objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, taşınmazlar üzerindeki yapı bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunun somut verilere dayanılmaksızın soyut ifadelerle hazırlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak; üzerindeki yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi kurulu raporunun resmi verilerle uyumlu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ile feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken son 3 yıla ilişkin ürün verim ortalamasının alınması gerektiğini, Devlet teşviklerinin hesaplama yapılırken dikkate alınmadığını, üretim masraflarının fazla alındığını, brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını, kapitalizasyon faiz oranının % 3 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların değeri hesaplanırken somut verilere dayanılmadığını, yine taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarına soyut ifadelerle değer kaybı takdir edildiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, istinafın kaldırma kararı öncesi depo edilen 301.539,49 TL'nin hüküm tesis edilirken dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekilleri ile feri müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ile feri müdahilden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.