Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10121 E. 2025/17316 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10121
Karar No
2025/17316
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/786 Esas, 2025/2095 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/454 Esas, 2024/283 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. .. Mahallesi 1 82... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespitini ve tespit edilen bedele faiz işletilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı gibi Mahkemece rapora ilişkin itirazlarının değerlendirilmeksizin hüküm kurulduğunu, irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının, bilirkişinin raporunda irtifak alanının tespitinde hangi ölçülerin esas alındığı açıklanmadan toplam alan belirtildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen irtifak hakkı bedelinin, dava konusu mülkiyetin kamulaştırılması halinde hesap edilen bedelden fazla olduğunu, dava konusu parseller için birim fiyatlar ve dolayısıyla irtifak kamulaştırma alanlarına yönelik bedeller yüksek olduğunu, bilirkişi raporlarının her yönden yetersiz ve dayanaksız olduğunu, dava konusu taşınmazda değer kaybı olduğu yönündeki iddialar doğru olmadığını, davalının ve bilirkişi raporunun iddiasının aksine enerji nakil hattı geçirilen alanda her türlü faaliyetin yapılması mümkün olduğu gibi hat herhangi bir tehlike de arz etmediğini, idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle söz konusu taşınmaz kapama ... bahçesi olduğunu, öte yandan raporun tanzim edildiği tarih 2024 yılı olmasına rağmen bilirkişi heyetince .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2024 yılı resmî verileri istenip beklenmesi gerekirken 2023 verileriyle rapor hazırlanması usul ve kanuna aykırı olduğunu, .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 2023 yılı kamulaştırmaya esas cetvelde tanzim edilen raporda tarla esas alındığından ... için verim, ortalamanın aşağısı esas alınarak belirlendiğini, S.S. .. .. Sulama Kooperatifi sulama sahasında kalan sulu tarım yapılan kayısı bahçesinde verimin ortalamanın üstünde olacağı düşünülmeden ortalamadan düşük hesaplanması hatalı olduğunu, dava konusu parsele ilişkin alınan bilirkişi raporunda %100 objektif değer artışına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın sahip olduğu faktörler gözetildiğinde %4 kapitalizasyon faizini kabul etmediklerini, söz konusu taşınmazın üzerinden geçecek enerji hattı sebebiyle % 35 oranında değer kaybedeceğinin rapor edildiğini, ancak bu değerin düşük olduğunu, belirlenen değerin düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmesi ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olup bu nedenle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar kamu alacaklarına işletilecek en yüksek faiz uygulanması doğru olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ( f ) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir, dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır, bu nedenle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar kamu alacaklarına işletilecek en yüksek faiz uygulanması gerekirken İlk Derece Mahkemesince yasal faize hükmedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranı uygulandığı yönünde açıklama yapılmış ise de davalı vekilinin bu hususta istinaf itirazı olmadığı ve kararı temyiz etmediği anlaşıldığından bozma konusu yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10121, K. 2025/17316, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10121-e-2025-17316-k-ccd6bf84af0d