Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10141 E. 2025/17147 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10141
Karar No
2025/17147
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2212 E., 2025/1190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/262 E., 2023/244 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı asiltarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Barosuna kayıtlı davalının ... adresindeki avukatlık bürosunda 01.03.1997 tarihinde sekreter olarak işe başladığını, davalının yanında sürekli olarak çalışması nedeniyle avukatlık bürosuna gelen tebligatta imzasının bulunduğunu, Polatlı'daki avukatlık bürosunun Ankara'ya nakledildiği tarihe kadar aralıksız olarak çalıştığını, hatta yaz aylarında büronun taşınmasına yardım ettiğini, davalıya ait avukatlık bürosunda kesintisiz çalışmasına karşın hizmetinin bildirilmediğini belirterek işe giriş tarihinden davalının Polatlı'daki avukatlık bürosunu kapattığı tarihe kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Ankara İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının halihazırda bir sigortasının bulunduğunu, davaya konu işyerinde devamlılık arz etmeyen şekilde, haftada birkaç gün ve haber verdiği zamanlarda büro temizliğini yapmak sureti ile çalıştığını ve sigortaya tabi bir iş yapmadığını, 2006'dan bu yana Ankara'daki bürosundan işlerini yürüttüğünü, 2010 yılından itibaren haftada bir gün duruşma günlerinde Polatlı'da olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı Avukat ...'in avukatlık ofisinde asgari ücret üzerinden ve hizmet akdine tabii olarak 31.03.1997 - 31.07.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı asil ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı nezdinde bildirilen hizmetinin bulunmadığı, davalının Polatlı'da 04.02.1971-20.11.2013 tarihleri arasında ve 20.11.2013 tarihinden sonra Ankara'da avukatlık işinden vergi mükellefiyetinin bulunduğu, davalının Ankara Barosu'na ibraz ettiği adres değişikliği formunda uyapta kayıtlı adresinin 30.01.2014 tarihinden itibaren Ankara adresi olarak güncellenmesini talep ettiği, davalının vekil olarak bulunduğu bir dosyada, 25.07.2007 tarihinde davalının Polatlı'daki ofisine yapılan tebligatın sekreteri sıfatı ile davacı tarafından tebliğ alındığı, vergi mükellefiyeti, hizmet cetveli gibi kayıtlardan ihtilaflı dönemde komşu işyeri işvereni ve çalışanı olduğu anlaşılan kamu tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları, davacının dava dilekçesinde, davalının Polatlı'daki avukatlık ofisi kapanana kadar çalışma iddiasında bulunduğu gözetildiğinde Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri a)Davalı asil temyiz dilekçesinde özetle, 1.Davada hak düşürücü sürenin geçirildiğini, 2-Bidayet mahkemesi kolluk güçleri vasıtasıyla 10 kamu tanığı tespit etmiş olup bu tanıkların tamamının Mahkemece dinlendiğini, kişi, olay ve tarafları hiç tanımadığını beyan ettiklerini, BAM 11. Hukuk Dairesinin "İhtilaflı dönemde komşu işyeri sahibi ve çalışanı olduğu anlaşılan kamu tanıklarının davacının çalışmasını doğruladıkları" yolundaki gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, yine Dairenin 25.07.2007 tarihinde davacının, tebligatı sekreter olarak imzası ile aldığı kabulünün çalışmanın sürekliliğini göstermediğini, 3-Vergi mükellefiyetini gösterir vergi kaydı ile meslek kuruluşu olan Ankara Barosu kayıtlarının çalışma olgusu ile ilgili KARİNE mertebesinde değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, 4-Gerek hizmet olgusunun tespiti ve gerekse süresi ve deliller incelendiğinde kararın esas olarak sadece davacı tanık ifadelerine dayalı olarak verildiğini, 6-Vergi Dairesi Müdürü ... tarafından imza altına alınmış 18.08.2017 tarihli yoklama fişinde, iş yerini boşalttığı tarihin tam olarak belirlenemediği teyit edilmesine karşın bilirkişinin tarih olarak Ağustos 2013 tarihini bu belgeye dayandırmasının anlaşılamadığını, 7-Bilirkişi kök raporunda belirtildiği gibi iş yerini 29.10.2010 tarihinde boşalttığını, mülk sahibi ile yaptığı teslim ve tesellüm isimli belgede iş yerini 29.10.2010 tarihinde boşalttığının yazılı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. b)Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.Dava konu uyuşmazlığın hizmet tespitine ilişkin olduğunu ve bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle ayrı bir özen ve titizlikle araştırılması ve mahkemece re’sen araştırma ilkesi uyarınca yargılamanın yapılması ve neticelendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemece tespiti istenen döneme ilişkin yöntemince araştırma yapılmaksızın hüküm tesis edilmiş ve çelişki barındıran tanık ifadelerine itibar edilerek bir sonuca varılmış olduğunu, ayrıca tespiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumalarının da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmediğini, sonuç olarak usul ve yasaya aykırı kararın temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı asil tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10141, K. 2025/17147, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-10141-e-2025-17147-k-9aef5a1bd093