Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9166 E. 2025/17241 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9166
Karar No
2025/17241
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1895 Esas, 2025/1452 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/210 Esas, 2024/47 Karar

Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, Merkez ilçesi, .. Mahallesi, 2 71... parsel (eski 2 71... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan kısmın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmişse de taşınmazın 1/1000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli İmar Planları dışında kaldığı, çevresinin meskun olmadığı, en yakın köy yerleşimine 300 metre mesafede olduğu .. ilinin 6360 sayılı Kanun kapsamında kalmadığından, Büyükşehir Belediyesinin kurulmadığını, köy tüzel kişiliklerinin kaldırılmadığını ve mahalle statüsünü kazanmadığını belirterek taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu belirlendikten sonra, Daireye intikal eden dosyalarda sulu tarım münavebe sistemi olarak (Dairenin 2024/1894 Esas sayılı dosyası gibi) buğday, haşhaş, taze soğan, kavun ürünlerinin belirlendiği anlaşıldığından, 2022 yılı .. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin esas alınması ve taze soğan hariç diğer ürünlerde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanması ve taşınmazın Muharremşah Köyüne 300 metre mesafede bulunması ve .. İl Merkezi yerleşim alanına yakın konumu nedeniyle %50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği sonucuna varılmış ise de istinafa gelen taraf aleyhine değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9166, K. 2025/17241, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9166-e-2025-17241-k-c5de09bcd6cf