Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1008 E. 2025/11532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1008
Karar No
2025/11532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1777 Esas, 2024/1657 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/340 Esas, 2023/535 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun asıl ve birleştirilen davada ecrimisil talebi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi gereğince kaldırılmasına, tazminat talebi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altı numaralı alt bendinde; İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.2021 tarihli ve 2020/(20)5-451 Esas, 2021/636 Karar sayılı kararı da gözetilerek, 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 6 ncı alt bendi gereğince verilen karar aynı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 7251 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi ile eklenen 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamayacağından davalı idareler vekillerinin ecrimisil talebine ilişkin temyiz talebi değerlendirilmemiştir. Davalı idareler vekillerinin tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi .... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırıldığı hâlde, fiilen kullanıldığını belirterek taşınmaz bedeli ile ecrimisil bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir. 2. Davalı .... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddinin gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın gelir getirecek nitelikte olmamasına rağmen ecrimisil hesaplandığını, bedelin yüksek belirlendiğini, davanın 221 sayılı Kanun gereğince reddinin gerektiğini, taşınmaza 1983 yılından önce el atılması nedeniyle harç ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini, taşınmazın ana arterde yer almadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Davalı .... Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin .... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, taşınmazın Uygulama İmar Planı bulunmadığından yol olup olmadığının belli olmadığını, buna rağmen 192,93 m² alanın kamulaştırma bedeli hesaplanarak yol olarak terkin edilmesine karar verilmesinin İmar Kanununa ve yönetmeliklerine aykırı olduğununu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davaya konu parselin zemin raporlarında yerleşime uygun olmayan alan yani yapı yasaklı alan olmasına rağmen, imarlı bir parselin satış fiyatının da üzerinde kamulaştırma bedeli takdir edilmesinin hatalı olduğununu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil talebi bakımından 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi gereğince kaldırılmasına, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden yapılan incelemede arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilerek sorumlu idarelerden bedelinin tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir; ancak, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atıldığı anlaşılmakla nispi harç alınması gerekirken, maktu harç alınması hatalı olduğu gerekçesiyle kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı .... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı idareler vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareler ... ile .... Belediye Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1008, K. 2025/11532, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1008-e-2025-11532-k-c8378cc0460f