Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9925 E. 2025/8294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9925
- Karar No
- 2025/8294
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3454 Esas, 2024/1399 Karar DAVA TARİHİ : 27.04.2022 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/126 Esas, 2022/399 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Giresun ili, ..., Mahallesi 10 85... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını, belirlenecek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kesin hüküm nedeniyle ve alınan tescil hükmüyle beraber kamulaştırmasız el atma olgusunun sona ermesinden dolayı aktif husumet yoksunluğundan dolayı usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacı tarafça daha evvel açılan Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/75 Esas, 2019/297 Karar sayılı dosyasında bu dava konusu olan ve fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 1.254,82 m² yüzölçümlü irtifak bakımından bedeline hükmedilmemesine rağmen davalı kurum lehine tescil hükmü kurulduğu, bu hüküm aleyhine davacı tarafça istinaf itiraz yoluna başvurulmadığı, davalı kurum tarafından yapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2021/353 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, bu şekilde hükmün kesinleştiği, dava konusu 1.254,82 m² yüzölçümlü irtifak bakımından davalı idare yararına usulî kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle mahkemece usulî kazanılmış hak prensibi gözetilerek davanın reddine karar verilecek yerde, yasal olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/75 Esas sayılı dosyasına sunulan 15.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 886,85m² irtifak alanının hesap edildiği, mahkemece hükümde bilirkişi raporunda hesaba dahil edilmeyen 1.254,82m²lik kısmın da dava konusu olmamasına rağmen maddi hata yapılarak ... Genel Müdürlüğü adına kayıt ve tescili yönünden hüküm kurulduğu; ancak mahkemece dava konusu hattın davacı tarafa süre verilmesi ve dava konusu hattın belirlenmesi yapılmadığını, müvekkili lehine tazminat miktarı hesaplanmayan ve bilirkişi raporunda yer almayan hat yönünden işlemin sehven tesis edildiğini, dava konusunun 1.254,82 m² alana ilişkin olduğundan huzurdaki davada usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, mahkemece yapılan maddi hata ile müvekkilinin mülkiyet hakkının yok sayıldığını ve davalı kurumunun hiç bir bedel ödemeden mülkiyet hakkına tecavüz etmiş olacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları bozma nedenine göre bu aşamada incelenmemiştir.
3. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafça daha evvel açılan Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/75 Esas, 2019/297 Karar sayılı dosyasında, huzurdaki dava konusu olan ve fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 1.254,82 m² yüz ölçümlü irtifak alanının bedeline hükmedilmemesine rağmen davalı kurum lehine maddi hataya dayalı tescil hükmü kurulduğu anlaşılmaktadır. Maddi hataya dayalı olan bu durum, karşı tarafa usulî müktesep hak kazandırmayacağından ve kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddi de düşünülemeyeceğinden, dava konusu 1.254,82 m² yüzölçümlü irtifak bakımından davalı idare yararına usulî kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozma nedenine göre sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.