Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9511 E. 2025/4999 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9511
Karar No
2025/4999
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2573 Esas, 2024/1784 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/587 Esas, 2023/255 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen dava yönünden, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davanın dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 44749 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, taşınmazın özel spor alanı olarak ayrılmış olduğunu, el atmalarının bulunmadığını, taşınmazın maliklerince kullanılabileceğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, bedelin yeniden hesaplanması gerektiğini sileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 1999 onay tarihli planda park ve spor alanı olarak ayrıldığı, 2012 onay tarihli revizyon imar planı ile özel spor alanı olarak olarak ayrıldığı, bilahare 2017 tarihinde onaylanan imar planı ile Bölge Parkı ve Özel Spor Alanına dönüştürüldüğü, ancak revizyon imar planına ilişkin kararın Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2011/3459 Esas, 2018/1447 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, keşif tarihi itibarıyla parsel üzerinde davalı idare tarafından yapılan fiili bir el atmanın olmadığı üzerinden enerji nakil hatlarının geçtiği anlaşılmış olup, davalı idare tarafından fiilen el atılmamış ise de taşınmazın 2017 onay tarihli revizyon imar planı ile bölge parkı ve özel spor alanı olarak ayrılmasına ilişkin kararın İdare Mahkemesinin kararı ile iptal edildiği, bu durumda 1999 onay tarihli uygulama imar planına geri dönülmüş olduğu ve bu plana göre taşınmazın spor alanında kaldığı, bu durumda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1/6 sayılı kararı ile HGK'nun 15.12.2010 tarihli ve 2010/5-662 Esas, 2010/651 Karar sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, bu itibarla, taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış olsa dahi makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden davalı ... Belediyesi tarafından kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak ve üzerinden geçen irtifaklar nedeniyle değer düşüklüğü uygulanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı belediyeden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacılar paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde birinci maddesi uyarınca hukuken tasarrufunun kısıtlandığı 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de Dairemiz uygulaması gereği maktu olarak belirlenmesi gerekmekte ise de temyiz nedeni yapılmadığından, bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9511, K. 2025/4999, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9511-e-2025-4999-k-ccec6a4ac45c